Son sözü hep hayat söyler, adil mi değil mi önemi yok! Aklın başında mı değil mi – çocuk musun, genç mi, yaşlı mı önemi yok! Fail misin müşteki mi – av mısın avcı mı önemi yok!
Yüreğini doldur hadi geceyle, karanlığın hükmü gündüzden yeğdir. Aşkın çıplak ayaklarına merhamet bestelemek için çok koştum, kanatırcasına dualarına kelimelerin demledim ruhumu. Çekiçle çakılmış gibi kalbinin tam ortasına gün batımı yerleşir mi hiç?
Çoktandır ressamların aklına boyanmıştım, su götürmez fak patlaması. Hız limitini tuzlamış tuzakların. Ömrün labirentleri korkuluğun üşüyen duygularını doğurur. Tekinsiz tasmalar takmıştım heykellere zil yakmış harflerden. Hayat mı?
Ben hayata merhametimle bağlıydım, deli miydim?
Beni ben yapan son çığlığım, tek varlığımdı o!
Bir merhamet ki içten içe yanan
Bir görümlük aydınlık için cihana kafa tutan
fakat kendisine asla acımayan! Tuhaf değil mi?
Kitaplar yazmaz belki, yürek arştan büyük!
Ve ben mütemadiyen başkaları için atan bir mevsim
Başkaları!
Yani tesadüfen karşımıza çıkan
Acının yoğurduğu beden, gözyaşı, bir fincan, bin dolan
Kaya gibi bir öpücük, aile dramı, aldanış falan filan
Köşe başları hep antidepresan!
Yaralandım, kırıldım, milyonara bölündüm
Yaldızlanmadan cemre Kaf dağına sürüldüm
Karşılık beklemeden sevdiğim yılanlar oldu
Doğrusunu bildiğim halde inandığım yalanlar oldu
Zehir zemberek sabahları taç ettim hiçlere
Bereketli topraklar gibi bire sonsuz verdim
Buz dağı olmayan kutuplar gibiyim her yanım güneş
Kör kuyulara atın kanımla yazdığım şiirleri
Kim bu başkaları?
Nerden ve niçin ebedlenirler veya bedlenirler bilmem
Değil umrumda! Tek bildiğim muzdaribim şimdi
Bayağılaşmak, seni asla bağışlayamamak düşüncesi
Sol yanımda bin cehennem ateşi
Söndüremezsin beni!
Başkalarında başkaları için yaşamak!
Akıl sır ermeyen körkütük bir azap bahçesi
Umutsuzluk, katran karası fecr
Kâbuslar kan gövdeli, üzerine abanan yorgan
Sürgün kadim gün batımı avuçlarımın çizgileri
Çölde babasının elleriyle diri diri gömülen
Bir bebeğin kızgın kum taneleriyle parçalanan ciğerleriyim
Sesim çıkmaz. Eyvahım, ahım bende gizli…
Kendimi paraladım sahte tebessümler için
Sonsuz gün batımı fırtınası çıkmaz aşk sokağı
Yürüdüm, yürüdüm, koştum…
Selim Savaş KARAKAŞ

























