BAZI AB ÜLKELERİNDE ANADİLDE EĞİTİM KONUSU

0
739

  Türkiye’de ısrarla gündemde tutulmaya çalışılan bir konu var, ‘Anadilde Eğitim’ Bu konuyu gündeme getirenler bölücü terör örgütü ve siyasi uzantıları, din tüccarları,  mandacı entel dantel tatlı su demokratlarıdır. Oysa bu projenin gerçek sahipleri, ABD ve Avrupa’dır ki, bunlar ‘Anadilde Eğitim’i önermenin ötesinde, tehditlerle dayatarak, açıkça Türkiye’nin egemenlik haklarına saldırmaktadırlar. Peki, Türkiye’ye ‘Anadilde Eğitim’i dayatanlar, kendi ülkelerindeki topluluklara anadillerinde eğitim hakkı tanıyorlar mı? Hayır. Üstelik özellikle AB ülkelerindeki yasalara, uygulamalara ve Avrupa’nın en yüksek yargı organı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına bakıldığında ‘Anadilde Eğitim’ konusunda ABD ve Avrupa ülkelerinin samimi olmadıkları görülür.        

  AB üyelerinin birkaçı hariç tamamı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi(AİHS) ve AB Bölgesel ve Azınlık Dilleri Avrupa Şartı’nı onaylamışlardır.

  Almanya’da Anadil Konusu

  Almanya, Bölgesel ve Azınlık Diller Avrupa Şartı’nı imzalarken baştan bazı çekinceler koyarak, ülkede konuşulan dillerden sadece, Danimarkaca, Romanca, Kuzey Frizyanca, Sater Friesce, Aşağı Sorbca ve Yukarı Sorbcayı azınlık dilleri olarak kabul edeceğini belirtmiştir. Bu dilleri konuşanların sayısına bakıldığında, atılan imzanın formaliteden ibaret olduğu görülür.

  Çünkü 80 milyonluk Almanya’da, Roman dilini 200–300 bin, Frizyancayı 70 bin, Danimarkacayı 60 bin ve Sorbcayı 60 bin kişi konuşmaktadır. Oysa nüfusun daha büyük kısmını oluşturan diğer azınlıkların kendi anadillerini kullanmalarına izin verilmemektedir. Almanya, ülke birliği için tehdit oluşturmadığına inandığı çok az sayıdaki yurttaşlarına sınırlı oranda dillerini kullanma izni vermektedir.                                                 

   Almanya’da, azınlık dillerinde yayın yapan TV kanalı yoktur. Danimarka dilinde, birkaç dakika sadece haber yayını yapan bir radyo vardır.                                              

  Frizyanların yaşadığı bölgede anadilde eğitim yapan bir okul yoktur. Frizyanca, Devlet okullarında ve özel okullarda öğretilen bir dildir ve bu dilde haftada sadece 3 dakika yayın yapan bir radyo vardır.                                             

  Almanya’da azınlıkların kendi anadillerinde eğitim yapma hakkı eyaletlerin yetkisindedir, ancak uygulama, özel kurslarda öğretilmesi biçimindedir. Ülkedeki kamu kurumlarının bütün ilişkilerinde kullanılan tek resmi dil Almancadır. Almanya, son yıllarda kendi ülkesine gelen işçilere bile, çalışma ve oturma izni vermek için Almanca bilme koşulu getirecek kadar katı bir dil politikası uygulamaktadır.  

  Almanya’nın Bielefeld kentindeki Aktüel Fitness spor salonunda, kendi aralarında Türkçe konuşan Dilan Nakipoğlu ile Volkan Aksu adlı Türklerin üyelikleri iptal edilmiştir. Yine Almanya’da Başbakan Angela Merkel’in partisinin eğitim uzmanı, Bild gazetesine verdiği demeçte, ‘Derste, teneffüste, okul gezilerinde Türkçe konuşana, okul bahçesi süpürme cezası verilmeli’ demiştir.

  Ayrıca, Türkiye’deki etnik partiye her türlü desteği veren Almanya’da bir azınlığın çıkarlarını savunan etnik bir parti yoktur.

  Slovakya’da Anadil Konusu

  2004 yılında AB’ye giren Slovakya, anayasasında etnik topluluklara kültürlerini geliştirme, anadillerinde haber alma ve eğitim kurumları kurma hakkı tanımış, ancak 2009 yılında çıkardığı ‘Ulusal Dili Kullanma Yasası’yla azınlık dillerinin

kullanımına ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Yasaya göre, resmi dairelerde ve kamu

hizmetlerinde Slovakça dışında dil konuşanlara 5 bin Euro para cezası verilmektedir. Bu uygulamayı denetlemek için de dil polisi örgütü oluşturma çalışmaları başlatılmıştır. Bunun yanında ülke genelinde çalışmak isteyen devlet

memurları, öğretmenler ve gazeteciler Slovakça sınavını geçmek zorundadırlar.

 Fuat DUYMAZ

 Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet–Kamer Yayınları 2.Baskı–sf 149