‘Türk Demek Türkçe Demektir’

0
558

  Türkiye’de Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü hemen hemen bilmeyen kimse yoktur, ancak bu sözün öncesinde, ‘Türk demek Türkçe demektir’  dediğini çok kimse bilmez.

    Gerçekten de bir yere Türk yurdu diyebilmenin ilk koşulu, orada Türkçe konuşuluyor olmasıdır

   Atatürk 1930 yılının Ağustos ayında Yalova’da Afet İnan’ın tarihle ilgili bir sorusuna verdiği yanıtta; ‘Uzak ve yakın çağlar düşünülürse, Türk’e yurtluk etmemiş kıta yoktur. Asya, Avrupa, Afrika Türk atalarına yurt olmuştur. Bu gerçekleri yeni tarih belgeleri göstermektedir.’ demiştir.

    Atatürk’ün belirttiği gibi, Türkler üç kıtada yüzyıllarca egemenlik kurup insanları huzur içinde yaşatmışlardır, ancak hiçbir topluma kendi dilini dinini, dayatmamış, onları asimile etmemiştir. Karahanlılar, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Gazneliler de hiç kimseyi asimile etmemişlerdir. Örneğin, Selçukluların yönetiminde Ermeniler, Gürcüler, İranlılar, Kürtler vardı. Neden hiçbirisi asimile olmamıştır. Hatta Türkler kimi dönemlerde fethettikleri ülke halklarını asimile etmek yerine kendileri asimile olmuştur. Yani Türkçeyi unutmuşlardır.

    Örneğin, Avarlar Macaristan’da hüküm sürmüşler, bütün Avrupa’yı egemenlikleri altına almışlardı. Bugün Macaristan’da yaşıyorlar. Macaristan’ın uluslar arası adı bile Hungary olduğu halde Türkçe konuşulmadığı için Macaristan Türk Yurdu değildir.

    Aynı şekilde, Makedonya’da Kuman Türkleri egemendi. Ama bugün orası da, Türkçe konuşulmadığı için Türk Yurdu değildir. Çünkü Türkçeyi unutmuşlar ve Slavlaşmışlardır.

    Mısır’da Memlükler, Kölemenler, İhşidiler, Tolunoğulları vardı, ancak artık Türkçe konuşmuyorlar. Dünyada Mısır’a Türk Yurdu diyen var mı peki?.

    Cezayir, Yemen, Ürdün, Suriye, Lübnan, Filistin ve Libya’daki Türkler de artık Türkçe konuşmuyorlar ve oralar da Türk Yurdu değildir.

     Şimdi Atatürk’ün neden,‘Türk demek Türkçe demektir’ dediği daha iyi anlaşılmıyor mu? Bugün hemen hemen bütün yer altı ve yer üstü zenginlikleri, ekonomik ve ticari kamu hizmet tesisleri, fabrikaları, toprakları yabancılara ya da onların içerdeki işbirlikçilerine peşkeş çekilmişken, Türkiye’ye halen Türk yurdu deniyorsa, bunun en önemli nedeni Türkçe konuşuluyor olmasıdır. Bundan dolayı da, Batı emperyalizminin ve içerdeki işbirlikçilerin son dönemlerde Türk diline ve dil üzerinden kültürüne çok yönlü saldırmasının en önemli nedeni Türkçeyi yok etmektir. Bazı kuruluşların ‘80 milyona İngilizce Öğreteceğiz’ şeklindeki kampanyaları da bu saldırıların ayrıntısıdır. Çünkü artık herkes çok iyi bilmelidir ki, Türkçe bittiği gün, kimse Türkiye’ye de TÜRK YURDU demeyecektir.

    Bu da demektir ki, AĞZINDA TEMİZ BİR TÜRKÇESİ OLMAYANIN, ELİNDE BEYAZ AY YILDIZLI AL BAYRAĞI, UĞRUNDA CANINI VERECEĞİ VE SARILACAĞI VATAN TOPRAĞI OLAMAZ.  ÇÜNKÜ TÜRKÇENİN KONUŞULMADIĞI BİR YERDE, TÜRK BAYRAĞI’NIN DALGALANMASINI BEKLEMEK, BOMBOŞ BİR HAYAL VE BÜYÜK BİR GAFLETTİR…

    Yani, DİL GİDERSE, NE DEVLET KALIR, NE MİLLET…

    Fuat DUYMAZ

    Şair–Yazar