BİR YAZI İKİ KONU

0
1074

Mart ayında kutlanan iki önemli günü siz değerli okuyucularıma kısa bir şekilde hatırlatmak istiyorum. Birincisi Çanakkale Destanı, ikincisi Nevruz Bayramı.

ÇANAKKALE DESTANI;

28 Haziran 1914′ te Saraybosna’da Avusturya-Macaristan veliahtına yapılan suikastle Birinci Dünya Savaşı’nın fitili ateşlenmiş ve artık başta Avrupa kıta’ sı olmak üzere dünyanın dört bir tarafı savaş alanına dönmüştü. Osmanlı Devleti savaşın başlarında tarafsız olduğunu ilan etmişti.

Ağustos 1914 tarihinde İngiliz donanmasından kaçan iki Alman savaş gemisi (Goeben ve Breslav) Çanakkale boğazına girerek Osmanlı İmparatorluğuna sığınmıştır. Tarafsızlığını dünya ya ilan etmiş olan Osmanlı İmparatorluğu bu iki gemiyi satın aldığını   ve isimlerinin Yavuz ve Midilli olduğunu duyurmuştur. Daha sonra bu iki gemi 29 Ekim 1914’de Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşaların kararı ile Alman komutanın yönetiminde Karadeniz’e açılıp, Rus limanlarını (Sivastopol, Odessa ve Nevorostik) bombalayınca kendimizi Birinci Dünya Savaşı ‘nın içinde bulduk. İşin ilginç yanı bu bombalama eyleminden Padişah Vahdettin ve hükümetin haberlerinin olmadığı tarih kitaplarında yazmaktadır.

Bu bombalama olayından sonra 1 Kasım 1914’de Rusya, 3 Kasım 1914’de İngiltere ve Fransa Osmanlı İmparatorluğuna savaş ilan ettiler. 3 Kasım 1914’de İngiliz ve Fransız donanması Çanakkale boğazı girişine gelerek Seddülbahir ve Kumkale tabyalarını bombalayacaklardır. Bu bombardıman sonucu 81 şehit olmuştur.Yaşanan bu acı olaylar sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’da suskunluğunu bozarak 11  Kasım 1914’de Rusya, İngiltere ve Fransa ‘ya karşı savaş ilanını resmen bildirmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu Birinci Dünya Savaşı’ nda 9 farklı cephe de,3 grupta savaşmıştır.

– Tarruz Cepheleri: Kafkasya, Kanal ve Irak Cepheleri.

– Savunma Cepheleri : Hicaz ve Yemen, Suriye ve Filistin, Çanakkale Cepheleri.

– Müttefiklerine Yardım Cepheleri: Galiçya ve Romanya Cepheleri.

Açılan bu cepheler içerisinden Osmanlı İmparatorluğu tek bir cephede zafer kazanabilmiştir. Elbette bu kadar önemli bir zafer tarihe altın harflerle yazılacak ve geçmişten günümüze mehmetciğin irade ve azmi, vatan perverliği dillerden düşmeyen bir destan olarak anlatılacaktır. Bu zafer destanın adı Çanakkale Zaferi olacak ve zaferimizi anlatan en güzel söz de ” Gittiler, geçemediler, geçemeyecekler. ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.” olacaktır. Bu şanlı destanı unutmamak için her Mart’ın 18′ ni Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma günü olarak kutlarız.

NEVRUZ BAYRAMI ;

Farsça da yeni gün anlamına gelen Nevruz her yılın 21 Mart’ında Orta Asya ‘dan Orta Doğu’ ya ve Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada yaşayan halklar tarafından kendine göre bir efsaneye dayandırarak kutlanır.

Anadolu ve Orta Asya kültüründe baharın gelişini müjdeleyen bir diriliş, uyanış günü olarak kabul edilir. Nevruz Bayramını yeni yıla dair sağlık, zenginlik, mutluluk gibi güzel anlamlar taşıyarak kutlamak çok önemlidir.

Nevruz içerdiği güçlü anlamlarla yeni bir uyanışa, barışa, dostluğa, birlik ve beraberliğe yapılan bir çağrıdır. Avrasya’nın, Türk dünyasının ve bütün insanlığın kardeşlik ve dostluğu bu güzel Nevruz bayramı sayesinde pekişsin, çatışmanın değil kardeşliğin adı olarak anılsın. Ortak kültür ocağımızın odu hiç sönmesin, coşkumuz hiç eksilmesin. Mutlu, huzurlu, refah yeni günlere ulaşmak dileğiyle kalın sağlıcakla. Saygılarımla.

Mustafa Yaşar ARSLANHAN                                                                                               (E) Tuğgeneral