SAVRULAN GÜN

0
1131

Gün sarsıldı. Kişi herkesleşti. Statü kaygısı ağır basıyor. Subjektif değer teorisi. Metalaşmış

insan. Yaşamın renginden yoksun. İnce bir sızı yayılıyor gövdeye, ağır aksak. Sıcaklık sarıyor

damarları. Heyecan kıpraşıyor. Eski günler kapıyı çalıyor. Özlemlerde zaman anlamını

yitiriyor. Aynalarda yansımasını buluyor. Parçalanmış bilim, bilgi ve insan. Kendine dönmüş

bakışlar, kavuşmalara hasret. Güzel günler geride kaldı, daha güzellerine! Bilinmeyen

yerlerden bir mektup geliyor. İçinde bulunulanda kaybolunuyor. Kapıların ardında, duvarların

arasında, masanın kenarında okunuyor. Satır başlarında intihar. Dizelere gömülüyor.

Gün üşüyor. Ankara soğuk. Bellek anıları eliyor. Hangisine tutunmalı, hangisine el vermeli?

Sokağın söylencesini mi dinlemeli? Ya da kitaplara mı gömülmeli? Modern hayat kurgusu,

insanı öğütüyor. Duyumsamaya inen darbe, düşünceye vurulan pranga. Özgürlüğün yanılgısı

adamı fena çarpıyor. İçine doğulan kültür, aşınmıyor. Yılların getirdiği erozyon insancıl

düşleri alıp götürüyor, turnalarla. Ve dillerden dökülüyor, meydan okuyan umut: “Gün Gelir

Geri Döneriz”.

Gün ışıyor. İnsan tarihselliğine yenik düşüyor. Yakılan her düş, geceyi aydınlatıyor. Kime

çarpsam kendimi? Kimle bölüşsem ve toplamım kimden eksilse? Paydaşların orantısız

dağılımında, olasılıksız yaşamım. Gelir gider dağılımında bir rakam ya da 83 milyonda bir.

Matematiğin erişemediği, türkülerin söyleyemediği yerdeyim. Belki okumadığım bir şiirde

anlatılıyordur öyküm. Belki de yazılmayan bir şiirde yani en güzelindedir aradığım…

Gün garip. Gün düşkün. Gün yetim. Belirginleşen, sınırlanan, sayılan günler arasında yeşeren

kavga. Tomurcuklu yalazlarım dudaklarımda. Yangınımdan arta kalan küllerim savrulmakta.

Ve ben kendimi aramaktayım dostlarım, kendimi aramakta. Denk düşer, rast gelirseniz haber

verin turnalarla, turnalarla…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here