“ASIL SAVAŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR”

0
1714

Büyük Taarruz zaferle sonuçlanmış, Atatürk cephedeki çadırında eşyalarını toplamaktadır.
Nöbet tutan askerden, bir sandık getirmesini ister. Asker gider ama gecikir. Askere niye geç kaldığını sorar. Asker, Paşam boş sandık arıyorum der. Mustafa Kemal, başını çadırdan dışarı çıkarır ve üst üste konmuş sandıkları görür.
Askere sorar: ‘’ bunlar ne ? ‘’
Asker, ‘’Paşam onlar cephane sandığı içleri dolu’’ der.
Mustafa Kemal dışarı çıkar, cephane sandıklarından birisini alır içini oraya boşaltır ve askere masanın üzerindeki kitapları göstererek ,’’ o kitapları bunun içine koy’’ der.
Sonra devam eder:“ASIL SAVAŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR !”

Atatürk’ün sözünü ettiği savaş nedir?

30 Ağustos destansı bir zaferin sonucudur. Fakat bu zafer sonuç değil yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcıdır. Atatürk, 30 Ağustos günü kafasında savaşı bitirmiş ve “ASIL SAVAŞ ŞİMDİ BAŞLIYOR” diyerek yeni kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’ni, çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine nasıl çıkartacağını düşünmektedir.

Bazıları, Atatürk’ün muhasır medeniyetin üzerine çıkacağız sözünü, batıcılıkla eş anlamlı tutarlar ve Atatürk’ün, Batıcı olduğunu iddia ederler. Bu söylem içerisinde olanlar,  Atatürk’ü ya hiç anlamamışlar yada kasıtlı olarak yapmaktalar.

Atatürk, hiç bir zaman Batıcı olmamıştır. Atatürk’ün uygarlık anlayışı batının ilerisindedir. Ezilen, sömürülen mazlum milletlerin kurtuluşunu düşünen bir lider, Batıcı olamaz. Çünkü Batı, uygar değildir. Batı, dünyanın geri kalmış insanlarını sömürerek zenginleşmiştir. Başka insanların kanını emerek zenginleşmek ise uygarlık değildir.

Atatürk 1923 yılında; “Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız.” Diyerek düşüncesini açıklamıştır. İlim ve fen üzerine onlarca sözü vardır.

Atatürk’ün çağdaş uygarlık düzeyi ile anlatmak istediği, açık ve nettir. Atatürk, Batı’nın bilim ve tekniğini istemektedir. Bu nedenle yurt dışına öğrenciler göndermiş ve yurt dışından bilim adamlarını, Türkiye’ye davet etmiştir.

Atatürk’ün kafasındaki temel düşünce; eğitim, bilim, teknoloji ve üretimdir. Bir fabrika açılışı yaptığı sırada, fabrikadaki makinelerin gürültüsünü işaret ederek “işte gerçek musiki budur” demiştir. Kurmuş olduğu birçok kurum vardır ama ikisi çok önemli ve anlamlıdır. Bu iki kurum, Etibank ve Sümerbank’tır.

Sümerbank, başta tekstil ve giyim sanayisi olmak üzere imalat sanayisi alanlarında yatırım, kuruculuk, işletmecilik ve bankacılık yapmak, her türlü mal ve hizmetin üretimi, pazarlanması, dışsatımı ve dışalımı hizmetlerini yürütmek amacıyla 11 Temmuz 1933 tarih ve 2262 sayılı yasayla kurulmuştur.

Etibank, devletin genel maden politikası içinde ülkenin her türlü maden ve endüstriyel hammadde kaynaklarını (Petrol, demir ve kömür hariç) en iyi şekilde değerlendirerek, ülke ekonomisine azami katkı sağlamak amacıyla  14.6.1935 tarihinde,1935/2805 yasayla kurulmuştur.

Etibank’ın ve Sümerbank’ın gözüken amacı budur. Gözükmeyen amacı ise binlerce yıl önce Anadolu’da uygarlık yaratmış, Sümer ve Eti yani Hititleri yaşatmak istemiştir.

Sümerler, yaklaşık olarak MÖ 4000-2000 yılları arasında Anadolu’da uygarlık kurmuş, tarımda ve dokumada öncülük yapmış bir devlettir. Ayrıca, ilk toplumsal yaşantıya ve ilk devlet düzenine geçen bir topluluktur.

Etiler yanı Hititler, Anadolu’da hüküm sürmüş ve MÖ 1650 ile 1200 yılları arasında varlık göstermiş bir uygarlıktır. Madeni ilk işleyenlerdendir. Bu iki devlet, bilimde çok ileri gitmişler ve kendi yazıları da vardır.

Atatürk, Anadolu’nun bir uygarlık merkezi olduğunu bilmektedir. Bu nedenle, Sümer ve Eti isimlerini öne çıkartarak gerçek uygarlığın ne olduğunu dünyaya göstermek istemiştir.

Çok acıdır ki bunları anlayacak kapasitede de olmayan devlet adamları, bu iki kurumumuzu yok ettiler. Yok eden seçilmişler, Sümerbank’ı tarihten sildik diyerek mecliste kutlama yaptılar. Neyi sildiklerinin farkında olmadan.

Atatürk, Anadolu’da yeni bir uygarlık yaratmak istiyordu. O gün yalnızdı. Çünkü kimse anlamıyordu. Ne yazık ki bugünde kimse anlamıyor.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Bünyamin Aka