Milletlerin oluşmasını belirleyen faktörler vardır. Bunlar ortak ahlaktır, ortak duygu ve heyecanlar, hatıra ve gelenekler, ortak tarih ve kültürdür; fakat aynı zamanda ‘ortak millî fikirler’dir. Atatürk bir milletin ‘ortak duygu ve düşünceleri’ olduğuna inanır. Bunu ‘ortak millî fikir’ adıyla, milleti oluşturan unsurlar arasında sayar. Bu ‘ortak millî fikir’ kavramı, Millî İrade olgusunu da kapsar. Atatürk bu anlayıştan siyaset ve yönetim bakımından şu önemli sonuca ulaşmıştır: Millî irade tek bir şahsın değil, bütün bir milletin eseridir. Dolayısıyla “milletimize hizmet ederken, kendi emel ve düşüncelerimize göre değil, milletimizin emel ve düşüncelerine göre hareket etmemiz gerekir.” Daima Millî İrade’ye boyun eğecek, uyacak, yalnız onu kılavuz bileceğiz.
Peki, Millî İrade nedir? Millî İrade; bir milletin bireylerinde hâkim olması ve kesinlikle uyulması gereken şey, doğru yolda yürüyebilmeleri için biricik esastır. Millî İrade bütün millet bireylerinin arzularının, emellerinin bileşkesidir. Bu fikir ve eğilimlerin hakiki ve ciddi olabilmesi, onların milletin maddî ve manevî ihtiyaç kaynaklarından gelmiş olmasına bağlıdır.
Millî İrade; yalnız bir veya birkaç şahsın düşünme ve duygularından değil, bütün millet bireylerinin tamamının arzularının, emellerinin bileşkesinden oluşur. Bu demektir ki, millete hizmet ederken, kendi emel ve düşüncelerimize göre değil, milletimizin emel ve düşüncelerine göre hareket edeceğiz. Kişisel kanıya göre değil, milletin kanı, düşünce ve duygularını yoklayarak yürüyeceğiz. Atatürk şöyle der: Benim için en kutsal görev, Millî İrade’ye boyun eğmeyi her şeyin üzerinde tutmam olmuştur.
- Yukarda sözünü ettiğim genel duygu ve fikirlerin işlevi, faydaları nedir, neyi açığa vururlar? Bu fikirlerin ortaya çıkışı ve açığa vurulma derecesi sayesindedir ki, toplumların değerleri, uygarlaşma dereceleri, arzu ve eğilimlerinin ne olduğu anlaşılır. Kendimizi ele alalım: Bizim varlığımızı kurtaran, bağımsızlığımızı kurtaran bütün eylem ve hareketler; milletimizin ortak fikrinin, arzusunun, azminin yüksek tecellisi eserinden başka bir şey değildir. Bu gerçek gösteriyor ki, her ne ad ile olursa olsun, milletin duygu ve düşünce birliğini ihlal etmek, milletimize yapılabilecek en büyük düşmanlıktır. Bu birliktir ki, ulusal birliği sağlamlaştırır, milletin gücüne güç katar.
Atatürk diyor ki, bir toplumu yöneten, onun yazgısı hakkında hüküm veren insanlar için ölçü; o toplumun, kamuoyundan anlaşılan yetenek ve değeridir, ‘ortak ulusal fikirleri’dir. Ben Anadolu’ya geçerken, milletin düşünce ve duygularını, bunun için yoklayıp öğrenmek istiyordum. Aynı amaçla, halk ile yakından temas ettim, onlarla konuştum, sohbet ettim, fikir alışverişinde bulundum. Daha sonra benim yaptıklarım ise, milletimin duygu ve düşüncelerini yakından tanımaktan, sevgili milletimde gördüğüm yetenek ve ihtiyacı ifade etmekten başka bir şey değildi. Ben halkımın yetenek ve duygularına vakıf oldum, onları sezip tanıdım. Halkımın ruhuna, iç dünyasına olan bu vukuf yeteneğim, benim en çok övündüğüm bir niteliğimdir.
- Atatürk şunu da vurguluyordu ki, bir toplumun ortak ve genel fikir ve duyguları, her zaman ifade edilemese ve açığa vurulmasa da bu duruma bakıp onun var olmadığına hükmetmek doğru değildir. O pratikte kesinlikle vardır.
Ne var ki, bu açık gerçeğe rağmen, halkın ortak fikirlerine, kamuoyunun varlığına inanmayanlar da görülmüştür! Örnek olarak, İsmet İnönü ile ilgili bir anekdotu zikredebilirim. Atatürk’ün çocukluk arkadaşlarından Kılıç Ali ‘Atatürk’ün Hususiyetleri’ adlı kitabında anlatıyor, özetliyorum: Bir gün bir parti toplantısında İsmet Paşa, işçi lehinde tavır alan Recep Peker’e öfkelenerek şunları söyler: ‘Millî Egemenlik, kamuoyu’ gibi sözler anlamı bilinmeden sarf edilen, birtakım süslü sözlerden ibarettir. Böyle bir şey yoktur. Bütün dünyada geçerli olan ve kolayca anlaşılacağı gibi, sorun; okuryazar denilen azınlığın, okuması yazması olmayan çoğunluğu idare etmesidir. Okuryazarların da başlarına menfaat yularını geçirip hazine yemliğine bağladın mı, bütün idare yoluna girer ve düzenli olarak işler!
Atatürk bu sözleri duyduğu zaman çok üzülür, şu yorumu yapar: Bu gibi sözleri söyleyenler ancak ülke ve milletle ilgisi olmayan kimselerdir. Bir millet ki hayatı tarihten uzundur ve tarih onun menkıbeleri ve zaferleriyle doludur. Varlığını ve Türklüğünü bugüne kadar muhafaza eden böyle bir millete “kamuoyu yoktur!” demek… bu ne derin gaflet, ne büyük bir cehalettir! Ülkemizin, milletimizin başına gelen felaketlerin çoğu, özellikle yakın tarihimizde gördüklerimiz, bu çeşit insanlar yüzünden gelmiştir. Herkes bilmeli ki millet bireyleri sürü halinde vesayetle idare edilemez!
Ancak sorun bu noktada bitmiyor.
Atatürk Millî İrade’ye uymanın bir sınırı olduğunu da önemle vurgulamıştır. Şöyle diyor: Halk eğilimlerinin aksine gitmek elbette doğru değildir. Halkın eğilimleri daima göz önünde tutulacaktır. Ancak bunun haklı bir sınırı, bir koşulu olduğunu da belirtmemiz gerekir. Şöyle ki, eğer bu eğilimler temelsiz inanışların ve yanlış telkinlerin sonucu ise bizim görevimiz, onlara uymak değildir, aksine onlarla mücadele etmektir. O eğilimler bize inandığımız prensipleri feda ettirmemek lazım gelir. Hatta bu prensiplerin savunmasında tek başımıza da kalsak, başımızı vermeli, prensiplerimizi feda etmemeliyiz.
- Sonuç olarak diyebilirim ki, milletimizin ortak duygu ve düşüncelerinin, Millî İrade’nin varlığına inanmalı, ona büyük saygı duymalıyız. Halkımızın duygu ve düşüncelerini, arzu ve emellerini iyi tanımayı ve çalışmalarımızda kılavuz bilmeyi kutsal bir görev saymalıyız. Milletimizin, halkımızın ruhuna, beynine, yüreğine nüfuz etmeyi hayatımızın bir kuralı yapmalı, bu kuralı mutlaka uygulamalıyız. Ancak, Millî İrade’nin de bir sınırı olduğunu unutmamalıyız. Bu sınır bilimsel gerçeklerdir, sosyal ahlak kurallarıdır. Millî İrade bilimsel gerçeklere ve ahlak kurallarına aykırı olmamalıdır.
Özetle, bilimsel gerçekler ve sosyal ahlak kuralları Millî İrade’den, halkın isteklerinden önce gelir. Aykırılığın derecesi halkın eğitim düzeyine bağlıdır. Halk ne ölçüde çağdaş eğitimle yetiştirilirse, aykırılık o derecede azaltılır.

























