Şu günlerde tüm haber ve yorum kanallarında Rusya-Ukrayna savaşının son durumu? Bu savaş dünya düzeninde neyi etkiledi? Bu savaş ne zaman bitecek? gibi konularda tartışmalar, haberler devam etmektedir. Bu hafta siz değerli okuyucularıma savaşın ülke ve insanlar üzerindeki etkilerini kısaca açıklamak istedim.
Savaşlar genellikle dini, milli, siyasi ve ekonomik amaçlara ulaşmak için gerçekleştirilir. Kullanılan silahlara, amaçlara, taraflara ve gerçekleştiği yerlere göre farklı şekilde adlandırılır.(Konvansiyonel savaş, soğuk savaş, ekonomik savaş, dini savaş v.b.)
Savaşlar da malum birçok patlayıcı, kimyasal, nükleer ve biyolojik maddeler kullanılır. Bunlar bir top mermisi, bir füze, bir mayın, bir torpido, bir uçak bombası şeklinde çeşitlidir. Kullanılan bu maddelerin o ülkenin ormanlarına, ekilen alanlarına, yer altı ve yer üstü sularına, denizlerine ve habitatına büyük zararlar vereceği malum herkes tarafından az çok tahmin edilmektedir.
Düşünün; savaş bitmiş yaşadığın şehir yerle bir olmuş doğup büyüdüğün evin yerinde yeller esiyor. Gezip dolaştığın o güzelim park her tarafı barut kokan tank ve zırhlı araç mezarlığı halini almış. Arkadaşlarınla buluşup kahve içtiğin kafenin, kırık camlarından içerisine bakmak pek keyifli olmaz sanırım. Daha bitmedi yer altı sistemleri mahvolmuş bir kentte en basitinden tuvalet ve banyo ihtiyacının giderilmesi sanırım zahmetlidir. Örnekleri daha da çoğaltabilirsiniz.
Anlayacağınız savaş sonrası çevreye verilen zararların düzeltilmesi öyle çabucak kolay değil zaman ve para işidir. Çevreye verilen zararın tekrardan düzeltilmesi ortalama 10 yılı almaktadır. Teknoloji geliştikçe modern olarak adlandırılan savaşlar daha çok can almaya başlamış ve doğaya verdiği zararlar ayrı bir özellik kazanmıştır. Nükleer, biyolojik ve kimyasal(NBC) silahların çevreye verdiği zararlar normal konvansiyonel silahların verdiği zararın bin katıdır. Doğal olarak savaş sonrası NBC silahlarıyla kirletilmiş bir çevreyi eski haline getirmek daha çok para, daha çok zaman gerektirir. Örneğin 2’nci Dünya savaşında Japonya ‘ya atılan atom bombasının etkisi 77 yıl geçmesine rağmen devam etmektedir.
Savaş esnasında veya sonrasında yerinden, yurdundan edilmiş insanların yaşadıkları sıkıntı ve acı sanırım tarif edilemez. Hele sevdiği kişileri kayıp etmiş insanların, evladını kaybeden annenin çektiği ızdırap sizce anlatılabilir mi? Yaşanan travmayı hangi psikolog tedavi edebilir?
Rahmetli Babaannem; şu dünyadaki en acı ızdırap, evladını kaybetmiş annenin çektiği ızdırap derdi ve arkasından Allah düşmanıma bile evlat acısı yaşatmasın diye eklerdi. Çünkü kendisi on çocuğu yaşıyor olmasına rağmen o kaybettiği bir çocuğu için yanıp kavrulurdu.
Savaş sadece orduların değil milletlerin tüm varlıklarıyla, teknolojik ve bilim alanındaki gelişmişlikleriyle, ahlak ve kültürleriyle kısacası maddi manevi tüm gücüyle çarpıştığı bir durumdur. Anlayacağınız savaş her iki tarafa da zarar veren bir olaydır. Sonuçları milletler için feci olabilir.
Atatürk ‘ün de dediği gibi; Millet hayatı tehlikeye girmedikçe, çıkarılan savaş, savaş değil cinayettir, öyleyse esas barıştır.
Barış dolu bir dünya olması dileğiyle. Kalın sağlıcakla. Saygılarımla
(E) Tuğgeneral Mustafa Yaşar ARSLANHAN

























