EMPERYALİZM DÜNYA BARIŞI İLE BAĞDAŞMAZ

0
731

Emperyalizm, dünya barışı ideali ile, örneğin Atatürk’ün dünya barışı görüşüyle bağdaşmaz. Neden bağdaşmaz, bu karşıtlıktan nasıl bir sonuca varırız?

Bilindiği gibi, dünyada kendi gönenç ve gelişmelerini başka milletleri sömürmeye dayandıran ülkeler vardır: Emperyalist ülkeler… Bunlar diğer ülkelerin ekonomik kaynaklarını, pazarlarını değişik yöntemlerle ele geçirir; ellerinde tutar, kullanırlar. İşbirlikçilerle çalışır, o ülkelerin politikacılarını, yöneticilerini kendilerine bağlarlar.

Kapitalizmin ileri aşaması olan Emperyalizm genel olarak “bazı devletlerin yayılmacı bir dış politika izlemesi, yani diğer devletler aleyhine sınırlarını genişletmesi veya o ülkeleri, kaynaklarını ve pazarlarını ele geçirmek amacıyla siyasi, ekonomik veya kültürel bakımdan etkisi ve kontrolü altına alarak sömürmesi olgusu”dur. Dünyada emperyalizm var olduğu sürece milletlerin, dolayısıyla Türk milletinin de bağımsızlığı ve egemenliği hep tehlikede olacaktır. Günümüzde emperyalist ülkelerin başında ABD gelmektedir. Onu İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkeler takip ediyor. Japonya, Rusya, Çin de bu kapsama dahil edilebilir.

Ancak bir de “küresel şirketler” gerçeği vardır. Bu dev şirketler hesaba katılmadıkça günümüzün emperyalizm tam anlaşılamaz. Küresel şirketler devletlerin de ötesinde asıl sömürgen olan güçlerdir. Bir küresel şirket veya “ulus-ötesi şirket” kendi ülkesi dışında diğer ülkelere yatırım yapan, o ülkelerin doğal kaynaklarını, pazarlarını kullanarak üretim faaliyetinde bulunan bir şirkettir. Yukarda adlarını saydığım ülkeleri asıl yönlendirenler, genellikle küresel şirketlerdir. Son 50-60 yıl içinde çok güçlendiler. Hemen bütün ülkelerin yönetimlerini, politikalarını, dünyanın gidişini, geleceğini belirleyecek, neredeyse bütün dünyayı sahiplenecek bir konuma yükseldiler.

* * *

Atatürk diyor ki, dünya barışı ancak karşılıklı güven ve esenlik bütün milletleri kapsadığı takdirde, sağlanabilir. İnsanlık bir bütündür; barış nerede tehlikeye girerse, oraya müdahale etmek gerekir. Milletlerin kardeşçe yaşaması için, önce sömürü ortadan kaldırılmalıdır.  Toplumların tek amacının karşılıklı sevgi olduğu bir gün, mutlaka gelecektir. İnsanlığın mutluluğu, insanların birbirini sevmesiyle gerçekleşebilir. Sürekli barış ise bütün milletlerin hakları eşit kabul edildiği zaman mümkün olacaktır. Savaşları çıkaranlar ülkeleri yönetenlerdir, kapitalistlerdir, halkların suçu yoktur [Ataname (2019) / Barış: 2].

● Atatürk’e göre, barış dünya ulusları arasında karşılıklı güven ve esenlik olmasını gerektirir.  Oysa emperyalist ülkeler sömürdükleri ülkelere büyük zararlar verir: Ekonomik kaynaklarını sömürür, gelişmelerini önlerler. Sosyal yapılarını, kültürlerini bozarlar. Ülkeler arasında karşılıklı güven kalmaz, sömürülen ülkelerde esenlik olmaz, huzur olmaz.

● Barış insanların birbirini sevmesini, tek evrensel amacın karşılıklı sevgi olmasını ister. Ne var ki, Emperyalizm var oldukça bu mümkün değildir. Çünkü Emperyalizm’in tek amacı; diğer ülkeleri sömürmek, onların kaynak ve pazarlarını ele geçirmek, bu yoldan giderek servet toplamaktır. Sonuçta bir taraf zenginleşirken, öbür taraf yoksul kalır. Bu durumda karşılıklı sevgiden söz edilebilir mi?

● Atatürk diyor ki, dünya barışı bütün milletlerin haklarının eşit kabul edilmesiyle mümkündür. Oysa Emperyalizm yalnızca kendi tarafının çıkarını düşünür, diğer ülkelerin hak ve hukuku onun umurunda değildir. En güçlü ve üstün olmayı, en önde olmayı varlık sebebi saydığı için, ulusların hak ve eşitliğini kabul etmez, hiçbir zaman da etmeyecektir.

● Atatürk’e göre sömürünün kaldırılması dünya barışı için birinci koşuldur. Sömürünün kaldırılması ise, Emperyalizm’in varlık sebebini ortadan kaldırmak demektir. Emperyalizm sömürüden asla vazgeçmez, dolayısıyla dünya çapında gerçek bir barışa daima karşı olacak, hatta onu engelleyecektir.

Başlıca bu sebeplerden dolayıdır ki, Emperyalizm Atatürk’ün dünya barışı hakkındaki görüşüyle bağdaşmaz.

Emperyalizm var oldukça dünya barışı olmaz.

Bu durumdan çıkarılacak bir sonuç da şudur:

Batı’nın Atatürk’e neden soğuk baktığı, baş emperyalist ABD’nin, aramızdaki bedhahlarla işbirliği yaparak Atatürk’ün eserini bugün neden yıkmaya çalıştığı, neden Türkiye’yi Atatürk’ün yolundan ayırmak için uğraştığı, planlar uyguladığı yukardaki açıklamaların içerdiği gerçeklerden açıkça anlaşılmış oluyor.

Prof. Dr. Cihan DURA