Komşumun ofisinde bir kız vardı. Adı mı? Ne bileyim.Ya da durun. Nebile, diyeyim. Adı bende kalsın.
Nebile kendini satardı. Kendince, kendine dünyalık yapardı.Güzel bilezikler, yüzükler takardı.
Sabahları ofisin kapısından başını uzatır bakardı.
-Günaydın, derdi.
-Günaydın, derdim. Bu sabah nasılsın?
-Sorma, derdi. Kafam bi’milyon.
– Gel otur, derdim. Gelir otururdu.
Sabahın erken saatinde.
Ofisi ben açardım.O da erkenden gelirdi.İşvereni gelene kadar, temizlik yapardı.
-Hadi iki kahve yap ta içelim, derdim. Yapardı.
Amaç kahve değil, sohbet.Kahveyi yapıp gelir, bir sığar yakardı.Aldırmazdı duvarda asılı duran yazıya.
O konuşur ben dinlerdim.Bana derdini anlatır, stres atardı. Bana da yeni yeni, malzemeler çıkardı.
Nebile’nin annesi, akıl hastasıymış. Kafası bir yerlere, gidip gidip geliyormuş. Abisi psikopat.
Adam kesermiş. Gasp yaparmış. Hırsızlıktan, yankesicilikten çok dosyası varmış. Şimdilerde Kürkçüler Ceza ve Tutuk
Evinde yatarmış.Bir de beş yaşında bir yeğeni varmış. Halasının prensi. Hepsine, Nebile bakarmış.
Babası mı? Annesi hastalanınca bırakıp gitmiş. Yıllar var yüzünü gören olmamış. Şeytan görsün yüzünü.
Bizim Nebile sabitlenmiş yaşını. Dört yıl komşuluk yaptık. Nebile bir gün dahi yaş almadı. O hep yirmi yaşında.
Ağzını açtı mı; yaşı ve güzelliği ile öğünüp.
-Çok şükür yirmi yaşında genç ve güzel bir kızım, derdi. Yiyene.
Komşumun görünürdeki işi başka olsa da tefecilik yapardı. Akşama kadar o ofise şen kahkahalı genç kızlar asık suratlı,
bitkin, yorgun erkekler girer çıkardı. Merdivende karşılaşırdım bir çocukları ile ne garip dünyaları vardı. Kızlar boyalı,
cilalı ve utanmazdı. Erkekler asık suratlı ve ürkek. Ofiste arada bir kavga çıkardı. Bağrışmalar küfürler, sonra bir şekilde
çözerlerdi kendi aralarında sorunu…
Devam edecek…
30.06.2022
Ragıp KURT

























