GÜBÜLÜS DEDE-5

0
68

Orada işe başlamış.

Hayri’nin evinin altındaki iki oda,

dükkandan bozma eve yerleşmiş .

Evin doğu tarafında gizli bir mahzen ve sığınak varmış.

Dediğim gibi hikaye uzun. Ben kısa keseyim.

Kız akşamları aşağı iniyormuş, çeşitli bahanelerle.

Yemek, tatlı, pasta getiriyormuş.

Saatlerce konuşuyorlarmış,

derken yakınlaşmışlar.

Birbirlerine aşık olmuşlar.

 

Kısa sürede deden, Hayri’den iğne yapmayı,

Pansumanı, ufak tefek yaralara neşter vurmayı,

kesiklere dikiş atmayı öğrenmiş.

Doktorun işlerinin çoğunu üstlenmiş.

 

Bu arada sık sık atına atlayıp köye de gidiyormuş.

Köyün yakınındaki tarlayı bostan yapmış.

Zamanının çoğunu orada,  geçiriyormuş.

Köyün içi ona bomboş geliyormuş.

Bir kaç kişi hariç

Arkadaşlarının hepsi askere gitmiş,

cephede savaşıyorlarmış.

O, cepheye gidenlerden biri de bendim.

Köyde kalanlar; köy imamı Abdurrahman ile Topal Memmet’ti.

Deden gençliğinde hemen her şeyin şarabını yapar içerdi.

İşte o günün akşamında da zil zurna sarhoşmuş.

Teyzesi, Deden bostandan dönmeyince

bir azık hazırlayıp kızının eline vermiş,

“ o çocuk orada acından öldü. Bunu ona götürüver de gel “ demiş.

Kız azığı alıp tarlaya ulaştığında güneş batmak üzereymiş.

O kötü, o istenmeyen olay o akşam gerçekleşmiş.

Deden teyze kızının başına çökmüş. Sarhoş.

Kızın yalvarmasına, direnmesine aldırmamış…

Ertesi gün aklı başına gelince

“eyvah” demiş ama iş işten geçmiş.

İşin asıl kötü yönü kız  Topal Memmet’ti,

Mehmet’te onu seviyormuş.

Evleneceklermiş…

29.09.2022

RAGIP KURT

 

Görsel: Alıntı