2021 bütün kötülükleri ile bitti. Çok kötü de olsa bu kötü günleri yaşadık ve hala yaşamaya devam ediyoruz. Ama insanoğlunun yaşam mücadelesi hep devam edecek. Çünkü bütün canlılar yaşamak için bir mücadele içerisindeler. Bu mücadeleden de asla ve asla vaz geçmiyorlar. Özellikle, ellerini, aklını kullanabilen insan, yaşamı kendi lehine çevirebiliyor. Salgınlar, depremler, seller, savaşlar ve çeşitli felaketler yaşayan insan, yaşama tutunmasını biliyor.
Şimdi 2022 yılına giriyoruz. Bu yıl öncekilerden farklı olsun. Gelin hep beraber yaşantımızda yeni bir sayfa açalım. Hoşgörülü olup kimseyi kırmayalım. Ama ön yargılarımızı kıralım. Önyargılarımız ayağımızda pranga, ellerimizde kelepçe, beynimizde hücre ölümlerine yol açan kötü bir illettir. Önyargılarımız, cehaletimizi, sığlığımızı ortaya koyan ıslak imzalı, kırmızı mühürlü belgelerimizdir.
Başkasının kötülüğünü isteyen biri, aslında kendisi kötüdür. Başkasını sevmeyen insan, kendisini sevemez. Başkalarının kötülüğünü istemek, başkalarını nefretle anmak, başkalarını düşman gibi görmek bir insana ne kazandıra bilir? İnanın hiçbir şey kazandırmaz. Sevmek, saymak, hoşgörü insanları, insan yapan en büyük özelliklerdir. 2022 yılında daha çok insan olmaya çalışalım. Bu yılı barış, dostluk ve sevgi yılı olarak görelim.
Buna Polyannacılık diyen olacaktır. Hayatın gerçekleri sert ve acımasız bunlar ütopya da diyeceklerdir. Ama prangalı ayaklarla, kelepçeli ellerle ve ölmüş bir beyinle mücadele vermek bizi ne kadar başarılı kılar? Bizi mücadelemizde başarılı kılacak en büyük güç, yüreğimizdekiler değil midir?
2022 YILININ BÜTÜN İNSANLIĞA DOSTUK VE BARIŞ GETİRMESİNİ DİLİYORUM.

























