“Güneşin sabaha karşı ufukta doğduğunu nasıl görüyorsam, mazlum milletlerin de bir bir doğuşunu insanlık görecektir” “Mazlum milletler, zalimleri bir gün mahv ve yok edecektir. O zaman dünya yüzünden zalim ve mazlum kelimeleri kalkacak, insanlık kendisine yakışan bir toplumsal hale mazhar olacaktır”… “Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerine milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir ahenk ve işbirliği çağı geçecektir.” M. Kemal ATATÜRK
“Uluslar arasında anlayış ve işbirliği ve uluslararası barış için çalışmış olan kişilerin gelecek kuşaklar için örnekler olacağına emin olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun yüzüncü yıldönümünün 1981 yılında kutlanacağını hatırlatarak, kendisinin UNESCO’nun yetki alanı ile bağlantılı tüm alanlarda olağanüstü bir reformcu olduğunu bilerek, kendisinin özellikle sömürgeciliğe ve emperyalizme karşı verilen ilk mücadelenin önderi olduğunu kabul ederek, kendisinin halklar arasında anlayış duygusunun ve dünyanın ulusları arasında kalıcı bir barışın olağanüstü bir destekçisi olduğunu ve tüm yaşamı boyunca renk, din ve ırk ayrımı yapmaksızın bütün halklar arasında uyum ve işbirliğinin geliştirilmesi için çalıştığını hatırlatarak, dünya barışı, uluslararası anlayış ve insan haklarına saygıyı amaç edinmiş olan Atatürk’ün kişiliği ve yaptıklarının çeşitli yönlerini dünyaya tanıtmak amacıyla 1981 yılında bir uluslararası sempozyum düzenlenmesi için entelektüel ve teknik planlarının hazırlanmasında UNESCO’nun Türk Hükümetiyle işbirliği yapması gerektiği kararlaştırılmıştır.”
UNESKO(United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization), Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü; Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuş ve merkezi Paris’te bulunmaktadır.
UNESCO, 27 Kasım 1978 günlü aldığı kararla, 1981 yılını Mustafa Kemal ATATÜRK yılı olarak ilan etmiştir.
Atatürk’ün yukarda ki sözü ile UNESKO’nun Atatürk hakkındaki açıklaması birbirinin kopyası gibidir. Böyle bir açıklamayı bugüne kadar hiç bir lider yapmamıştır. UNESKO’da bugüne kadar böyle bir açıklama yapmamış ve Atatürk’ten başka herhangi bir devlet adamını programına almamıştır.
Öyleyse UNESKO niye böyle bir karar aldı?
Hitler Almanya’sından kaçarak, Atatürk Türkiye’sine sığınan, Alman Profesör Schwartz’dan bir anekdot. 10 Kasım 1938’de, Türkiye’nin her tarafını yasa boğan kara haber, İstanbul Üniversitesi’nde de yaşamı durduruyor. Kimse ne yapacağını bilmiyor. Prof. Schwartz, üniversite rektörünün odasına giderek, “Efendim derse girip girmemekte kararsızım. Ne yapayım?” Rektör cevap verir; “Böyle büyük bir adam öldüğünde ne yapıyorsanız onu yapın, öyle davranın.” Alman Profesör, kollarını iki yana sarkıtarak üzgün bir ses tonu ile “Sayın rektör, bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki” diye yanıt verir.
1934 yılında bütün dünyayı şaşırtan bir girişimde bulunarak, Mustafa Kemal Atatürk’ü, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösteren Venizelos, Türk-Yunan barışının kalıcı olması gerektiğine inanıyordu. Bu nedenle, samimiyetine güvendiği Mustafa Kemal Atatürk’ü, Nobel Barış Ödülü’ne layık gördüğünü, Nobel Komitesi’ne dönemin resmi dili olan Fransızca yazdığı bir mektupla bildirdi.
Venizelos, üç sayfalık mektubun ilk bölümünde, Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı’nda verdiği mücadeleden sonra yeni bir ulus devlet olarak doğan Türkiye’de yaptığı reformları, Yunan halkının, Türkiye’deki bu başarıları takdirle karşıladığını sıralıyordu.
Mektubun son bölümünde ise şu satırlara yer verilmişti, “Küçük Asya felaketi ertesinde saygın bir ulus devlet olarak yeniden doğan ve anlaşabileceğimize kani olduğumuz Türkiye, uzattığımız dostluk elini büyük bir samimiyetle sıkarak kabul etmiştir.”
“Bu yaklaşımımız, halkların düne kadar olan çok ciddi anlaşmazlıklarını gidermelerine örnek olacak. Halklarımız, yalnız olumlu sonuçlar getiren samimi bir barışın nimetlerinden faydalanacak. Yaklaşımımız, gerek ülkelerimizin gerekse de Yakın Doğu’nun barış düzenine hizmet edecektir.”
“Bu barışın sağlanmasında en değerli katkıyı gösteren kişi, Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’dan başkası değildir.”
“Bu nedenle, 1930’dan bu yana, Yunanistan hükümeti başkanı olarak, Yakın Doğu’ya yeni bir dönem getiren ve barışı sağlayan Türk-Yunan paktının imzalanmasından sonra, siz Nobel Barış Ödülü saygın üyelerine, Mustafa Kemal Paşa’yı bu kıymetli ödüle layık görmekten şeref duyduğumu belirtir; adaylığını kabul etmenizi arz ederim.
“En derin saygılarımla.”
Gandi’nin şu sözünü nasıl açıklamak gereki; “Mustafa Kemal İngilizleri yenene kadar, Tanrı’yı da İngiliz zannederdim.”
UNESKO’nun, Alman Profesörün, Venizelos’un bu yaptıklarının altında Atatürk’ün eşsiz ve ayrımsız insan sevgisi, mazlumdan ve haklıdan yana olma duyusu vardır. Ve Gandi’nin sözü, Atatürk’ün mazlum milletlere örnek olduğunun göstergesidir. Hindistan’da bir dönem bakanlıkta yapan bir şahsın tam ismi “Mustafa Kemal Paşa’dır.”
“Yurta barış, dünyada barış”, “Savaş zaruri ve hayati olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeye maruz kalmadıkça savaş bir cinayettir” diyen tek devlet adamıdır. Oysa ömrü savaşlarda geçmiş bir askerdir. Ama savaşlara karşıdır.
Atatürk, mazlumdan yanadır, emperyalizmin karşısındadır. Ve emperyalizmi yenen ilk insandır. Cumhuriyeti kurduktan sonra hiçbir ülkeye saldırmamış, aksine barış antlaşmaları yapmıştır. Kurtuluş Savaşından sonra,Genç Cumhuriyeti’nin inşasına başlamış, sanayi, eğitim, adalet, kültür, sanat alanlarına yoğunlaşmış ve “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. Tek gerçek tarikat medeniyet tarikatıdır” diyebilmiş bir liderdir.
M.Ö. 1760 yıllarında yaşamış Hammurabi’yi, Galileo’yu, İbn-i Sina’yı, Aristo’yu, Sokrates’i, hekimlerin adına yemin ettikleri M.Ö.460 yıllarında yaşamış Hipokrat’ı ve daha yüzlerce binlerce sayabileceğimiz toplumlara faydalı olmuş bu kişileri öldürebiliyor muyuz? Bu insanlar hala aramızda dolaşmıyor mu?
Atatürk’ü dün anlayamadılar. Bugün de anlayamayacaklar. Çünkü Atatürk; Geleceğin aklıdır. Yaptıkları ve savundukları ile Atatürk’te ölümsüzler ordusuna karışmıştır. Atatürk, sadece Türklerin atası değildir. Atatürk, bütün Mazlum Milletlerin atasıdır.
Bünyamin AKA

























