İNSANLIĞIN BAŞBELASI “TERÖR”

0
662

Şu andaki yaşım 54 çocukluğumdan itibaren terör kavramıyla tanıştım ve hala hayatımdan terör kavramını atamadım.

Sevgili okurlar bu haftaki yazımı terör ne demektir? İnsanlık hayatına nasıl girmiştir? Sorularını tekrardan hatırlatmak istedim. Öncelikle terör, terörist ve terörizm ne demektir tanımlarıyla başlamak istiyorum.

Terör; belli bir grubun bir toplumun tamamını veya bir kesimini şiddet yoluyla baskı altına alarak istekleri doğrultusunda yönlendirmesidir.

Terörist; herhangi bir terör organizasyonuna dâhil olan bireydir.

Terörizm; siyasi bir amaca ulaşmak için yapılan düzenli bir yıldırma hareketleridir.

Görüldüğü gibi terörizm hareketinin iki önemli unsuru vardır. Bunlardan ilki siyasi bir amaç içermesi,  diğeri bu siyasi amacı gerçekleştirmek için yapılan düzenli bir yıldırma hareketidir. Yıldırma hareketleri toplumlar üzerinde korku ve panik yaratma üzerinedir. Bu da terör faaliyetlerinin kendine has bir stratejisi olduğunun göstergesidir.

Otoriterlere göre ilk terör faaliyeti tüm dini kitaplarda belirtilen Âdem’in oğullarından Kabil’in Habil’i öldürmesiyle başlamıştır. Daha sonraları tarihte organize bir biçimde görülen terör olayı Orta Doğu’da M:S birinci yüzyılda “Sicari” adı verilen bir grubun Roma yönetimine karşı başlattığı eylemlerdir. 11’inci Yüzyıl’dan sonra İran’da eylemlerinde militanları cesaretlendirmek için haşhaş kullandıran ve adını buradan alan Haşhaşiler ortaya çıkmıştır. Bu dönem Türklerin terör ile tanıştığı dönemdir. Bu dönemde birçok ünlü Selçuklu devlet adamı suikasta uğramıştır.

Bugünkü anlamıyla terör ise 1792-1794 arası Fransız İhtilalinde kullanılmıştır. Bu dönemde Fransız Kralı ihtilale katılanları terörist olarak ilan etmiştir.

Modern terörizm 19’uncu Yüzyıl’da Rusya’da kendini Narodnaya Volya(Halkın idaresi)olarak adlandırılan bir ideolojik grubun ortaya çıkması ile başlamıştır. Bugünkü terörist örgütlerin kullandığı söylemler ilk kez burada kullanılmıştır; “Mevcut iktidar despotik, bu zorba yönetime karşı haklarımızı almak için yaptığımız mücadelede haklıyız v.b”

20’nci Yüzyıl’da ise durum biraz farklılık göstermiş, Batı ve Doğu blokunda yer alan devletlerin birbirlerine karşı savaşları göze alamamaları sonucunda hasım ilan ettikleri devlete karşı mücadele eden terör örgütlerinin yoğun bir şekilde desteklenmeleri söz konusudur. Âdeta her terör örgütünün bir hamisi, her devletin bir veya birkaç terör örgütünün olduğu bir döneme girilmiş ve bu durum devam etmektedir.

Türk tarihine bakıldığında Türklerin terörle tanışıklığı 11’nci Yüzyıl’da Selçuklular döneminde, İran’ın yönettiği Haşhaşilerin, Selçuklu Devlet adamlarına yapılan suikastlarla başladı. Osmanlı Devlet’inde ise Ermeni çetecilerin yarattığı terör olayları binlerce Türk’ün ölümüne neden oldu. Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluşu sonrası 1960’lı yıllarda başlayan, 1980’li yıllara kadar uzanan sağ-sol çatışması ile ortaya çıkan terör olayları, binlerce insanımızın ölümüne yol açtı. Ayrıca bu dönemde 1975 yılında ortaya çıkan Asala Ermeni terör örgütü özellikle yurt dışında görevli büyükelçilerimize ve temsilciliklerimize terör saldırısı düzenlemiş ve onlarca Dışişleri mensubumuzu şehit etmiştir. Asala Ermeni Terör örgütü 1983 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihten sonra sahneye çıkan PKK terör örgütü eylemlerine başlamış ve hala eylemlerine devam etmektedir. PKK terör örgütünün gerçekleştirdiği eylemlerde binlerce insanın yaşamını kaybetmesine neden olurken özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya yapılan ve yapılması planlanan birçok yatırıma zarar vermiştir.

Yapılan incelemelerde tüm terör örgütlerinin tek amacı; küçük belirli bir topluluğa veya hizmet ettiği devlete çıkar sağlamaktır. Gerisi yalan ve boş vaatlerdir. Terör örgütünü kuran ve yöneten üst kesim her zaman kazançlı çıkmışlardır. Terör örgütüne inanan tüm terörist unsurlar ve onların aileleri acı çeken ve hep zarar gören kesim olmuştur. Terörist yapılmak istenen kesimde hep gençler olmuştur. Çünkü kandırılmaları en kolay kesimdir. Bu sebepten; geleceğimizin teminatı olan gençleri bilinçli bir şekilde eğiterek topluma ve devlete yararlı bir fert olmasını sağlamak biz büyüklere düşen çok ağır ve meşakkatli bir görevdir.

Yazımı bir Atasözü ile bitirmek istiyorum “Eşek olursan semer vuran çok olur.”

Bu vatan ve millet uğrunda ölmüş tüm şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş gazilerimizi ve terör sonucu hayatını kaybetmiş masum canları saygı, sevgi ve minnetle anıyorum. Ruhlarınız şad olsun. Hayatta olan gazilerimize şükranlarımı borç bilirim.

Kalın sağlıcakla. Saygı ve Sevgilerimle.

(E)Tuğgeneral Mustafa Yaşar ARSLANHAN