KÜRESEL ÇILGINLIK DOĞAYI YOK EDİYOR

0
692

Sömürgeci Batı’nın insanlığa verdiği zarar sadece savaşlarla sınırlı değildir. Çünkü kendi yaşam anlayışını da, bütün toplumlara dayatmaktadır. Oysa bu anlayışın oluşturduğu kültür, artık insani değerleri yok etmiş bir çılgınlığın adıdır. Çünkü artık Batı’da ve Batı’nın etkisine giren toplumlardaki yaygın kültür, Prof. Dr. Sezgin Kızılçelik’in deyişiyle,Tüketiyorum, öyleyse varım’ şeklinde bir aç gözlülüğe ve bunun sonucu olarak, gücü olanın gücünün yettiğini, ‘Ekmek bulamıyorlarsa, bomba yesinler’ diyerek öldürdüğü bir kudurganlığa dönüşmüştür.

 Dr. İkram Çınar, çılgın tüketim anlayışını; ‘Tüketim kültürünün, ‘kullan-at’ ilkesi, geleneksel kültürel öğeler yanında, düşünceyi, geçmişi, kısacası, her şeyi kullanıp atmayla sonuçlanmıştır’ diye özetliyor.

Prof. Dr. Zigmunt Bauman ise, tüketim çılgınlığının insani ilişkileri nasıl yok ettiğini şöyle dile getirmektedir; ‘Alış-veriş merkezleri öyle düzenlenmiş ki, insanlar, sürekli etrafa bakarak, gözlerini sonsuz sayıda cazip maldan ayırmadan, ama hiçbirinin başında fazla dikilmeden bir oraya bir buraya gidip gelirler. Birbirleriyle iki çift lâf etmelerine, birbirlerinin yüzüne bakmalarına, tezgâhta sergilenen nesneler dışında bir şey düşünmelerine, olanak yoktur.’

Küresel çılgınlığın, dünyanın doğal dengesini bozduğu ise, görülen, işitilen, alınan nefesle bile hissedilen ve sayısal verilerle de ortaya çıkan bir gerçekliktir.

1600–1980 arasındaki 380 yılda, dünyada nesli tükenen memeli hayvan türü 17’dir. Oysa 1980 ile 2000 arasındaki 20 yılda, 145 memeli türü yok olmuştur.

Bu kudurgan anlayış dünyadaki 30 bin bitki türünü yok etmiştir. Örneğin, Madagaskar’da 20.yüzyılın ortalarına kadar %60’ı endemik olan(sadece o bölgede yetişen) 12 bin bitki, 190 bin de hayvan türü vardı.Ancak bugün bu ormanların %93’ü yok olmuş durumdadır.

 Bugün dünyada, saatte 3 bin dönüm orman yok edilmekte ve her gün ortalama 3 bitki ve hayvan türü yok olmaktadır.

Öte yandan, Çevre örgütü Greenpeace’in yayınladığı rapora göre, gelişmiş ülkeler az gelişmiş ülkelere sadece 2016 yılında tam 12.5 milyon ton plâstik atık dökmüşlerdir. En çok plâstik atık ithal eden ülkelerden biri de Türkiye olmuştur. Çünkü 2016 yılı başında aylık 4 bin ton olan Türkiye’nin plâstik atık ithalatı, 2018 yılında aylık 33 bin tona çıkmıştır.

8 Haziran 2018’de Boğaziçi Üniversitesi’nde yapılan ‘Dünya Okyanus Günü Çalıştayında, Türkiye’de denize günde 144 ton plâstik döküldüğü belirtilmiştir.

Dünya genelinde ise, 2050 yılında denizlerdeki plâstik atık oranının, balıkların oranından daha fazla olacağı dile getirilmiştir. Çevrebilimcilere göre, bugünkü tüketim düzeyi %50 azalsa bile, önümüzdeki 100 yılda doğal kaynaklar tükenecektir. Ayrıca, 2050 yılında denizlerdeki plâstik atık oranı, balıkların oranından daha fazla olacaktır..

Fuat DUYMAZ-Kimliğini Kaybeden Türkiye-Kamer Yayınları-Sayfa 165,

167, 168

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here