GECELER ZAM YAĞIYOR

0
1220

Şarkılarımız güzeldir geceleriyle söyleyeniyle gündüzleriyle. Daha çok geceleri çalınır şarkılar geceleri dinlenir. Hüzünlü akşamlarda sohbet masalarında, geceler şiir ile şarkıyla güzeldir daha doğrusu güzeldi. Dost sohbetlerinde edebiyat sohbetlerinde…

Şimdilerde geceler başka oldu. Yağmurdan fazla zamlar yağıyor gecelerimize. Yıldızlardan çok kendini yıldız sayanlar kaydı gecelerde koltuktan koltuğa dilek bile tutamadık. Dolar boy atıyor, altın şımarıyor gecelerde.

Gece denince aklıma ilk gelen köyde gecelerimiz gelir. Davar çobanları gün ışımadan sürer sürüsünü otlatmaya yıldızlar gökyüzüne serpildiğinde inerlerdi köylere.

Cem ibadetleri gelir aklıma; Kış gecelerinde, fenerler elde lokmalar yanlarında (cem anında gece her evden getirilen çörek ve benzeri ekmeklerin bölünüp karıştırılıp gelenlere dağıtılması)  gelen kadın erkek kar üstünde köy içinde yürüyen ışıklar gibiydiler.

Kurtlar, tilkiler gelir aklıma. Kış gecelerinde dağda aç kalan tilkiler köylünün kümesinden tavuklar aşırırlardı. Bazen de kurtlar dalardı koyun ağıllarına… Kümese gelen tilkiden kapıda bekleyen köpeğin haberi olmaz, evde uyuyan aile duymaz… Gecelerin günahı sevabı gündüz dökülürdü ortaya…

Şimdilerde ne köyler eski gibi ne tilkiler kümese geliyor ne kurtlara ağıla dalıyor. Kurtların saklanacağı ormanlar eski orman değil. Kış eski kış değil, köylü şehirden alıyor yumurtayı. Çok tarlalar ekili değil kırlarda otlar ot değil…

Şehirlerde geceler daha farklıdır. Büyük şehirlerde geceler mutlular için sevdalılar için varsıllar için sabaha karşı biter. Fakir için gece derdiyle dertleşmektir. Sokak çocukları için gündüzlerdir geceler…

Siyasette geceler darbe idi evvelden sayılı darbeler oldu… Son darbe mi kalkışım mı neydi pek anlam veremedim ama darbeler mutlaka 24.00 sıralarında olurdu. TRT ve Televizyon Kanalına el konur hükümet istifa ettirilirdi. Darbe merkezi, Ankara Genelkurmay olmazsa başarılı olmazdı (Talat Aydemir darbesi gibi) Kimseler köprü ayağında dolaşmaz meclisi bombalamazdı… Demokraside darbe demek baskı demektir. Mahpus demektir. Özgürlüklerin kısıtlanması demektir…

Ah gece yarıları, ah geceler özlediğim köy geceleri. İstanbul’da edebiyat sohbetleri, şiir dinletileri, kitap kokteyllerinde Nevzat Karakış, Fevzi Kurtuluş eşliğinde şiir…  Gecesi gündüzünden şen İstiklal Caddesi, Çiçek Pasajında Entel Cavit ile sohbet, Özgür barda Salih Soydemir’i dinlemek…

Şimdilerde gecelerde ne şarkının tadı var ne şiirin. Ansızın gelenler zamlar, af isteyen af edilen yöneticiler…

Muhsin SALMAN