YUNANİSTAN’IN DEVAM EDEN ŞIMARIKLIĞI 

0
1033

Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişki; barındırdığı birçok sorunla birlikte kendi içinde inişli çıkışlı bir rutin gerginlikte it dalaşı dediğimiz uçakların birbirlerine radar kilidiyle bağlanması şeklindeki  taciz faaliyetlerinden ibaretti.

Fakat son dönemlerde yerli silahlarımızdan İHA ve SİHA sistemlerimiz envanterimize girip silahlı kuvvetlerimizde kullanılmaya başlandığı andan itibaren sahada önemli avantajlar elde etmeye başladıktan sonra Yunanistan, Türkiye’nin savunma sanayinde gerçekleştirdiği önemli atılımlarının karşısında uzun bir dönemdir kendisini dezavantajlı görmektedir.

Türkiye’nin sahada önemli avantajlar elde etmesi, Yunanistan’ı yetersizlik  psikolojisine sokmuş hava sahası tacizlerinden karasularında gerçekleştirilen tacizlere,adaların silahlandırılmasından, düzensiz göçmenlere yönelik insanlık dışı müdahalelere kadar birçok alanda gerginliğin dozunu artırmaya başlamıştır. En son uçaklarımıza yapılan S-300 radar kilitlemesi ve Anatolian isimli roro gemisine yapılan taciz ateşi cüretkar, sıra dışı ve gerginliğin dozunu rutinin dışında arttıracak bir gelişmedir.

Türkiye artık Yunanistan’ın asılsız ve hukuk dışı isteklerini önlemek maksadıyla sadece savaş uçaklarıyla değil İHA ve SİHA’larla da önlemeye çalışmaktadır. Bu önleme hareketlerimizi, Yunanistan savaş uçaklarıyla karşılık vermek istemiş ve çoğunlukla yetersizlikle sonuçlanan önleme girişimleri ayrıca ekonomik maliyeti arttırmakta ve sürdürülebilirliği zordur.

Dolayısıyla Yunan hükümeti, yaklaşan seçimlere yatırım yapmak ve Yunan halkına çaresiz olmadığını göstermek maksadıyla S-300 radar kilitlemesini çare olarak görmekte ve önemli bir araç olarak kullandığı değerlendirilmelidir.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz ve petrol arama faaliyetleri de Yunanistan’ı ve destekçi ülkeleri çok rahatsız etmektedir. Yunanistan’ın yapmış olduğu bu son cüretkar tacizlerle, Doğu Akdeniz’deki arama faaliyetlerini önlemek amacıyla yaptığını ve yapılan bu tacizlerle, Türkiye’nin ağır bir karşılık vermesi durumunda birçok kazanım elde etmeyi hedeflemektedir.

Türkiye olarak bu tür oldu bittilere akılcı yaklaşarak ve uluslararası platformda hak ve hukukumuzu arayarak pasif bir stratejiden ziyade, proaktif bir siyaset güderek mücadele edilmeli ve hedeflerimize ulaşmak için her türlü çabayı aklı selim şekilde göstermemiz gerekir.

Zalime de boyun eğmemek gerekir.

Kalın Sağlıcakla, Saygılar.

(E)Tuğgen.Mustafa Yaşar ARSLANAN