DİL SEFERBERLİĞİ VE TÜRKÇENİN ÜRETKENLİĞİ

0
830

Türk Dil Devrimi’yle başlatılan Dil Seferberliği’nin daha ilk aşamasında, Anadolu ağızları taranmış; 6 ve 12 ciltlik Söz Derleme Dergisi ; 12 Ciltlik Derleme Sözlüğü yayımlanmıştır. Ayrıca daha birinci yılda, Anadolu halk ağızlarından yaklaşık 130 bin sözcük derlenmiştir. Tarama çalışmaları sırasında 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadarki kaynaklar araştırılmış, bunun sonucunda, 4 Ciltlik Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü ; 8 Ciltlik Tarama Sözlüğü yayımlanmıştır. Ayrıca, dilbilgisi ve dilbilim konularında yüzlerce kitap, dergi yayımlanmıştır. Dil Devrimi’nden sonra, Türkçenin ne denli üretken bir dil olduğu kısa sürede görülmüş, türetilen terimler ve sözcükler halk tarafından benimsenmiştir..

Anadil = Lisan-ı maderzat  

Gökyüzü = Kubbe-i sema

Göktaşı = Hacer-i semavi

Seçme hakkı = Hakkı-ı hıyar

İnsan = Hayvan-ı natık

Zaman aşımı = Mürur-ı zaman

Sıradağ = Silsile-i cibal

Sağlık Kurulu =Heyet-i sıhhiye

Kürek kemiği = Azm-ı kas 

Köprücük kemiği= Azm-ı terkova

Burun kanaması = Nezfü-enf     

On iki parmak barsağı =Mia-yı zu isna aşer

Bilinçaltı =Tahte-ş şuur   

Eşkenar üçgen = Müselles-i mütesaviyyü-l

Doğum yeri = Masat-ı re-s

Işık hızı = Sürat-i ziya

İç ters açı =Zaviyetan-ı mütekabiliyetan-ı dâhiletan.

Seçim =İntihap

Tekel = İnhisar

Tüketici = Müstehlik

Dergi = Mecmua

Açı = Zaviye                       

Seçmen = Müntehip

Çağrışım = Tedai

Uydu = Peyk

Gezegen =Seyyare

Yıldız = Kevkep

Yörünge = Mahrek

Güneş tutulması = Küsuf

Ay tutulması = Husuf

Ayrıca her alanda çok sayıda yeni kavram ve terim türetilmiş ve büyük çoğunluğu halk tarafından benimsenmiş, eskileri unutulmuştur. Örneğin, Gerilim, gösterge, basınç, iletken, yalıtkan, iletişim, bilişim, yazılım, dönüşüm, duyarga, solungaç, sürüngen, taçyaprak, bitki, eriyik, çökelti, alaşım, bağlaç, sözdizimi, önek, tutuklu, sanık, savcı, erteleme, duruşma, yargıç, gözetim, gözaltı, bilirkişi, savunma, soruşturma, konu, doku, yargılama, renk körlüğü, yan etki, sindirim, dolaşım, doğum, kansızlık, anabilim, atardamar, kapakçık, görme alanı, oylama, önseçim, seçmen, çoğunluk, gündem, oturum, aday, birleşim, tutanak, güvenoyu, önerge, içtüzük, genel kurul, dokunulmazlık, ödenek, gensoru, kamuoyu, yasa, yasama, yürütme, yargı, sorun, önem, çözüm, kanıt, savunma, genel, olay, durum…gibi.

Ve 1931’de günlük gazete haber dilinde % 35 olan Türkçe sözcük oranı, 1936’da % 48’e; 1946’da % 57’ye; 1965’de % 61’e çıkmıştır.

Osmanlıca Kavramı Yanlış

 Osmanlı döneminde yönetici ve aydınların konuştukları dile genellikle, Osmanlıca denmektedir ki, bu kavram yanlıştır. Çünkü diller, o dili konuşan toplumun adıyla söylenir. Türkçe, Arapça, Almanca, Rusça, Çince vb. Oysa Osmanlı bir toplumun değil, bir Türk hanedanlığının adıdır. Bu bakımdan, eğer Osmanlılar döneminde konuşulan dile, Osmanlıca denirse, Selçuklular döneminde konuşulana da Selçukluca demek gerekir. Kavramın doğrusu, Osmanlı Türkçesi, Selçuklu Türkçesidir. Zaten Şemsettin Sami de, 1901 yılında yazdığı sözlüğe, neden Kâmus-u Osmani değil de Kâmus-u Türki dediğini şöyle açıklamıştır.

‘Osmanlıca sözcüğünü doğru bulmuyorum. Çünkü bu devletin adıdır. Halbuki, dil ve insanlık Sultan Osman’ın ortaya çıkıp Osmanlı Devleti’ni kurmasından çok eskidir. Bu dili konuşan kavmin adı Türk’tür, dilinin adı da Lisan-ı Türkidir’

Fuat DUYMAZ-Dil Giderse Ne Devlet Kalır Ne Millet-Kamer Yayınları 2.Baskı-sf 105

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here