Yapay Zeka (AI) : Zekanın insanın düşünme, anlama, karar verme ve muhakeme etme yeteneği olduğunu biliyoruz, peki hayatımıza bilgisayarın girdiği yıllardan beri çok sık duyulan “yapay zeka” nedir biliyor muyuz?
AI kısaltmasıyla da ifade edilen Yapay Zeka, görevleri yerine getirmek için insan zekasını taklit eden ve topladığı bilgilerle kendisini kademeli olarak geliştirebilen sistemler veya makineler anlamına gelir. Yapay zekâ pek çok biçimde kendini gösterir. Örneğin:
Sohbet robotları, müşterilerin sorunlarını daha hızlı bir şekilde anlamak ve daha verimli cevaplar vermek için yapay zekâdan yararlanır
Akıllı asistanlar, zamanlamayı iyileştirmek için büyük kullanıcı tanımlı veri kümelerinden kritik bilgileri çekmek için yapay zekâdan yararlanır
Öneri motorları kullanıcıların izleme alışkanlıklarına göre TV programları için otomatik önerilerde bulunabilir.
Yapay Zeka, herhangi bir özel biçim veya işlevden ziyade süper güçlendirilmiş düşünce ve veri analizi yeteneği ve süreciyle ilgilidir. Yapay zeka üst seviye işleve sahip insan benzeri robotların dünyayı ele geçirmesine ilişkin görüntüler sunsa da, yapay zekanın amacı insanların yerini almak değildir. Amaç insan yeteneklerini belirgin şekilde geliştirmek ve bunlara katkıda bulunmaktır. Bu nedenle oldukça değerli bir ticari varlıktır.
İnsanlık yapay zeka ile baş edebilir mi?
Yapay zeka yani “Artificial Intelligence” kavramı ilk kez 1955 yılında John McCarty tarafından kullanılıyor. Yapay zekanın geliştirilmeye başlanmasındaki amaç ise; bir makinenin aynen insan gibi düşünmesi sağlanarak ona problemler karşısında düşünme ve çözüm yeteneği kazandırmak denebilir. Bu nedenle yapay zeka yaratılırken makineye; bir insan gibi duyma yani sesleri farklı dillerde tanımlayabilme, görme ve hatta hareket etme gibi yetenekler eklenir. Bunların sonucunda da problemi algılama ve çözüme ulaştırma yeteneği yapay zeka ile makineye yüklenmeye çalışılır. Apple’ın geliştirdiği “Siri” ve Google’ın geliştirdiği “Google Assistant” telefonlarda bulunan yapay zekaya en güzel örnek olarak gösterilebilir. Aslında bir bilgisayarın olduğu her yerde yapay zeka da vardır diyebiliriz. Bilgisayar komutları yardımıyla herhangi bir obje, bir anda yapay zekaya sahip bir obje haline dönüşebilir. Yapay zekanın bilimsel alanda kullanılması ise bilgisayara biraz daha karmaşık algoritmaların yüklenmesi ile gerçekleşir. Bu algoritmalarda temel olarak alınan; insan zekasıdır. Buna göre çok karmaşık problemlerde robot veya makine bir insan gibi sorunlara müdahale edebilir.
Ancak asıl sorunun tam da bu noktada başladığını söylememiz gerekir. Yapay zeka çalışmaları hızla ilerliyor ve insan zekasına sahip makineler bilim ve teknolojinin her alanına yayılıyor. Peki bu noktada insan nereye konumlandırılacak? Tüm karmaşık problemleri insan zekasından esinlenerek yaratılan makineler çözersen insan bilimin neresinde kalacak? 2016 yılında teknoloji devi Google’ın merkezinde düzenlenen bir etkinlikte özellikle 2 konu üzerinde duruluyor; yapay zeka ve makinelerin öğrenme yeteneği. Yani artık neredeyse tek başına düşünebilen robotlar ve makineler yaratılıyor. Bu konuda bazı bilim adamları da benzer düşüncelere sahip. Yapay zekaya sahip robotlar bir süre sonra insanların yerini alabilir ve insanları “gereksiz” kılabilir.

























