Bozkırın Ayak Sesleri

0
863

Sevgili Tufanbeyliler, Rahmetli İsmet İnönü için bir anekdot anlatılırdı. Olay şöyle, İsmet İnönü seçim sonuçları açıklanırken Tufanbeyli’de durum ne diye sorarmış.  Bu arada yanındakiler sürekli başka yerlerin sonuçlarını vermeye çalıştıkça İnönü, Tufanbeyli’de sonuç ne diye ısrar edermiş. Yanındakiler de Tufanbeyli de nereden çıktı diye şaşkınlık içerisinde kalmışlar. Dayanamayıp İsmet İnönü’ye bu ısrarının nedenini sormuşlar.  İsmet İnönü, Tufanbeyli’nin çok önemli olduğunu, Tufanbeyli’de kazanırsak seçimleri kazanırız, Tufanbeyli’yi kaybedersek seçimleri de kaybederiz diye açıklamış.

Bu olay ne kadar doğru bilemiyorum. Bununla ilgili kaynak bulamadım ama bizlere kadar da ulaşmışsa doğruluk payı da olabilir diye düşünüyorum. İsmet İnönü zeki bir adam. Üstelik, Tufanbeyli’nin, küçük Türkiye olduğunu bilecek kadar da akıllıdır. Belki çok kimse anlayamamıştır ama Tufanbeyli, birçok kültürü, kardeşçesine, içerisinde barındırmayı başarabilmiş ender bir yerdir.

Sevgili Tufanbeyliler, Çukurova Türkiye’nin dört bir yanından göç alır. Bu nedenle özellikle Çukurova’nın ve bütün Akdeniz Bölgesinin başkenti olan Adana’mıza Türkiye’nin dört bir tarafından insanlar gelir. Farklı bölgelerden gelen insanlar, geldikleri yerin örf-adet, gelenek-göreneklerini yani kültürünü de beraber getirir.  Farklı kültürler, Adana’da bir mozaik oluşturmuştur ama bu kültürel değerlerin korunması ve gelecek nesillere de bırakılması gerekir. Bu nedenle gelen insanlar, kültürlerinin yok olmaması için hemşehri dernekleri kurmakta ve kendi kültürlerini yaşatmaya çalışmaktadırlar.

Adana İl merkezinde farklı kültürler vardır. Bunun yanında, Adana’nın kendi ilçeleri de kültürel farklılıklar gösterir. Kozan, Kadirli, Ceyhan, İmamoğlu farklıdır. Bunlar ova kültürünü barındırır. Feke, Saimbeyli, Karaisalı, Pozantı, Aladağ farklıdır. Kırsaldır ama Adana İl merkezine yakındır. Karataş, Yumurtalık deniz kültürünü barındırır. Adana merkeze, civar illere uzaklığı ve 1600 rakımı ile Tufanbeyli bambaşkadır. Tam bir dağ-yayla kültürünü yansıtır.

Tufanbeyli büyük şehirlerden uzak olunca gönülden de ırak olmuştur. Neredeyse unutulmuştur. Anlatılanlara göre 60 yaş üzeri kuşak çok büyük sıkıntılar çekmiş. Bizim kuşak yani 40-55 yaş arası olanlar, eskilerin çektiği sıkıntıların yarısını, bizden sonrakiler yani 40 yaş altı olanlar ise bizim kuşağın çektiği sıkıntıların yarısını yaşadığı kanaatindeyim.

.Tufanbeyli, unutulmuş bir şehirdi. Unutulmuşluk, Tufanbeyli insanını gücendirdi ama durduramadı. 80 sonrası büyük şehirlere göç dalgası başladı. Bu göçün sonucunda Tufanbeyli’nin gerçek potansiyeli de ortaya çıktı. Türkiye’nin neresine giderseniz gidin mutlaka bir Tufanbeylili bulursunuz. İşçidir, memurdur, mühendistir, doktordur, hukukçudur, öğretmendir, polistir, askerdir, esnaftır, iş adamıdır, özel sektör çalışanıdır. Bu saydıklarımızdan doğal olarak Adana’da yüzlercesi vardır. Bunların en önemli ortak noktaları, çalıştıkları yerlerde başarılı ve dürüsttürler. Türkiye’nin neresinde olursa olsun, Tufanbeylili olup da kendisine hırsız, dolandırıcı, tembel dedirten hiç kimse yoktur.

Tufanbeyli’nin çok büyük potansiyeli vardır. Gençlerimiz çok zeki ve çok başarılıdır. Fakat bu gençlerimiz, Tufanbeyli kültüründen uzak kalmıştır. Çünkü neredeyse bütün yaşamı Tufanbeyli dışında geçmiş ve Tufanbeyli’yi içselleştirememiştir. Bu gençlerimizi kazanmamız gerekmektedir. Bu gençlerimizin görgülerini, bilgilerini gelecek kuşaklara aktarmalarını sağlamalıyız. Bu gençlerimize de Tufanbeyli sevgisini, kültürünü aşılamalıyız. Bunun için doğal olarak bir yapıya ihtiyaç olmakta. Bu yapı Tufanbeyli Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği olacaktır.

Tufanbeyli, Adana ilçeleri içerisinde özel bir yere sahiptir. En yaşlılarımızda bile çocuksu bir sevimlilik ve masumiyet vardır. Türk toplumunun birçok değerinin erozyona uğradığı, yok olma sürecine girdiği bir dönemde, Tufanbeyli halkı kendi değerlerini genel olarak yaşatmış, bozulmaya karşı direnebilmiştir. Siyasi havalar biraz sert geçer ama onu da mevcut siyasiler daha bir düzene sokacaklardır.

Tufanbeyli, bozkır sıcaklığının yürekleri, duyguları eritip, Göksu Irmağına kattığı yerdir. Tufanbeyli, kara, kışa,  ayaza direnen, sert kaya parçasıdır. Tufanbeylili, bozkıra, kışa, ayaza meydan okuyan ve dimdik ayakta kalan ardıç ağacı gibidir. Tufanbeylililerin ayak sesleri yavaş yavaş yükseliyor. Ayak sesleri, Göksu Irmağının gürültüsü eşliğinde, Seyhan Nehri’ne karışıp, Çukurova’ya akıyor. Çukurova’da, Tufanbeylililerin ayak sesleri yankılanıyor.

Tufanbeyli Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nin bütün Tufanbeylilere hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.

Bünyamin AKA