BATI UYGARLIĞINDAN FAYDALANMANIN KOŞULU NEDİR?

0
855

Atatürk Batı uygarlığından faydalanma sürecini hangi koşula bağlamıştır, bu koşul hakkında neler söylemiştir? Yanıt kısaca şudur: Batı uygarlığından faydalanma süreci millî kültürümüze uygun olmalıdır.

Atatürk Ataname’de diyor ki:

Benim en büyük bir emelim; Türkiye’nin, kendi ulusal kültürüne uygun düştüğü ölçüde, Batı uygarlığından ve Batı’nın bilimi ve ekonomik ilerlemesinden faydalanmasıydı. İstedim ki, Türkiye Batı’nın uygarlığında en değerli ne varsa kabul ederek kendi eski kültürünü mükemmelleştirmek konusunda özgür olsun. [Türk Devrimi: 23]

Ant içmiştik: Türkiye ya yeni fikirle donanmış, namuslu bir idare olacaktı ya da olmayacaktı. Ancak vazgeçilmez bir koşulumuz vardı, Türk toplumunun kendine özgü karakterini koruyacak, başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutacaktık. [Çağdaşlaşma: 3]

Devam ediyor: Millî kültür eski zamanların hurafelerinden uzak, yaratılış niteliklerimizle ilgisi olmayan yabancı fikirlerden uzak, doğudan ve batıdan gelebilen bütün etkilerden uzak bir kültürdür. Ulusal karakterimizle uyumlu, tarihimizle uyumlu bir kültürdür! Ulusal karakterimizin tam olarak gelişmesi ancak böyle bir kültürle sağlanabilir. [Millî Kültür: 7]

Biz ülkemizin ve milletimizin varlığını ve bağımsızlığını kurtarmaya karar verdiğimiz zaman, kendi görüşlerimize bağlı bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk. Hiç kimseden ders almadık, hiç kimsenin aldatıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik. Aynı şekilde Batı uygarlığını da taklitçilik yapalım diye almadık. Onda iyi olarak gördüklerimizi kendi yapımıza uygun bulduğumuz için, dünya uygarlık düzeyi içinde benimsedik.

Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir. [Taklitçilik: 1, 6]

Batı uygarlığından faydalanmak, millî kültürümüze uygun olmalıdır. Bir milletin mutluluk saydığı şey diğer bir millet için felaket olabilir. Dolayısıyla bir millet kendine göre mutluluk olan bir şeye ulaşabilmek için başvuracağı araçlar kendi ruhundan çıkarsa, ancak o zaman maksada ulaşabilir. Fakat mademki, o mutluluk diğer bir millet için felaket olabilir, onun araçlarını kullandığımız zaman varacağımız hedef, o millet için mutluluk olmasına rağmen kendimiz için felakettir. [Taklitçilik: 4]

Herhangi bir yabancı kültür, şimdiye kadar takip olunan yabancı kültürlerin yıkıcı etkilerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle uyumludur, o zemin milletin karakteridir. [Millî Kültür: 7]

*

Ataname’den derlediğim yukardaki sözlerinden hareketle, Atatürk’ün Batı uygarlığından faydalanma hakkındaki görüşünü şöyle toparlayabilirim: Batı uygarlığından faydalanırken, ulusal karakterimiz ve bağımsız kimliğimiz muhafaza edilecektir. Türkiye Batılılaşmayacak, sadece özleşecektir. Bunun için taklitten uzak durulacak, Batı’dan alınanlar mutlaka kendi yapımıza uygun olacaktır. Aksi halde, sonuç felaket olabilir.

Bununla beraber akla bazı sorular da gelmiyor değil, onları da kaydedivereyim:

Atatürk “bütün etkilerden uzak bir kültür” derken neyi kastediyor? “Araçların milletin kendi ruhundan çıkması” ne demektir? Bir şeyin kendi ulusal kültürümüze uygun düştüğünü nasıl anlarız? Bizim ulusal karakterimiz, bağımsız kimliğimiz nasıl bir şeydir? Ulusal değerler geçen zaman içinde muhafaza edilebilmiş midir?

Atatürk neden taklitçi olmamamızı istemiştir? Türkiye taklitten uzak kalmış, özleşebilmiş midir? Batı kültüründen faydalanmanın, millî kültürümüze uygun olmadığı durumlar nasıl belirlenebilir?

Görüyorsunuz, Atatürkçü öğreti engin bir denizden farksız. Dalgaların dalgaları getirmesi gibi sorular da soruları getiriyor. Bunları yanıtlamaya tek bir beyin, bir ömür yetmez. Kuşaklar boyu uğraşmak, kafa yormak gerekiyor ki çok ihmal edilmiştir. Bununla birlikte, biz birkaç soruyu şimdiden kısaca yanıtlamayı deneyebiliriz: 

-“Bütün etkilerden uzak bir kültür” derken, kanımca ulusal kültürümüze zararlı olan etkileri kast ediyor.

-Araçların milletin kendi ruhundan çıkması demek, Millî İrade’nin esas alınması anlamındadır.

-Geçen zaman içinde ulusal kimliğin, gereğince muhafaza edildiğini ne yazık ki söyleyemeyiz.

-Taklitçi olmamalıdır; çünkü taklitçiliği alışkanlık haline getiren bir toplum, yaratıcı olamaz: yeni şeyler bulamaz, icat edemez, keşfedemez. Düşünmeyi ve çalışmayı bırakır, yeteneklerini işlemez. Özgüveni kalmaz; başkalarına bağımlı olan, köle bir toplum haline gelir.

İşleyip yenileyemediği için kendi öz kültürü de zamanla eskir, bozulur, zamanla yok olur.

Prof. Dr. Cihan DURA

Kaynak: Cihan Dura, Ataname, Doğu Kitabevi, İst., 2019, 799 s.