Bazen insanın yapması gereken şeyler, bulunması gereken yerler olur. Ne eski yerler ne eski sözler aynı tadı verir. Dolambaçlı yollar aynı kuytuya çıkarır ya çıkmaz sokaklar çoğalır. Bir adam bardağını dudaklarına götürür, zihninden geçenleri silmek ister. Yılların tozu bulaşmıştır oysa. Ha diyince çıkmaz. Sarhoşluklar artar, kahkahalar bulaşır. Miskinlik yer eder. Şarkılar biter, sözler çoğalır. Parlak düşler ansızın söner. Tanıdıklar yabancılaşır. İnsan kendine uzaklaşır. Sigorta atar, rest çekilir, masalar devrilir. Kurgu sonlanır. Sınırlama yer etmiştir, özgürlük imkansızlaşır. Olanaklar sorgulanır; debelenme bitsin, boğultu sonlansın; arzulanır. İnsan durağanlaşır.
Kıyamet koparan düşünceler, teslim olur. Boran diner, fırtına geçer, taşkın sonlanır. Derin uğultu, içteki patırtı yanıtsız kalır. Geçmiş anımsanır, gelecek seyyarda paralanır. Gülümseme söner, yolculuk başlar, insan uğurlanır. Şehrin tortusu çöker, havası tüter, izi kalır. Geriye gidiş, dönüşü bekler. Bugün, düne; dün, yarına kalır. Konuşma biter, suskunluk paylaşılır.
Arda ÇELİK

























