KÜL KESİĞİ

0
762

Gecenin karanlığında yarım türkü. Sokak lambasında titrek ışık. Düşüncenin sindiği duvarlar arasında bir delikanlı sigarasını yaktı. Kulağında çınlayan cümleleri def etmek istedi. Uyumsuz tel darbelerini andıran, tırmalayıcı melodi. Belli bir frekanstaki titreme. Gırtlağın hırıltısı. Dile gelen söz. Ne anlamsız sayımlama! Neyse? Zihindeki suretlerle konuşmak sıkıcıydı. Günün yorgunluğu kıyıya vurdu. İnsan tortunlarından kaleler inşa edilirken; burçlarında kibir kervanı, tuğlalarda riya, kendine yer buldu. Yapısökümcü, öznel tecrübe! Ya da deneyim. Denemek, denemek ve denemek. Yılmayan yineleme. Aynı örüntü. Kuşatılmışlığın bezginliği ve pes etme dürtüsü…

Ayrıklaşma, gün doğumuna; yalnızlık, uyanana; huzur, insan arasına karışana kadar. Hayat dediğin; derinden uğultu, ılık bakış, kesif koku, buruk tat. Örülen insan ağı; sinkaflı mırıltı. Devrik anlam, dolaylı özne. Nesnel yüklem, nedensiz bağlaç. Ontolojik çelişme ya da tıbbi onkoloji. Tümörlü hücrede şiir resitali!

Yarımlıklarda dolup boşalma. Sokaklarda gidip gelme. İkiliklerde seçim, ikiliklerden kaçış. Belirsizlik arası salınım. Olasılıksız olanaklarda devinim… Dumanla kuşatılmışlık son buldu.

Arda ÇELİK