MİLLÎ EGEMENLİĞİ İLİKLERİNDE HİSSETMEK…

0
800

Millî Egemenlik bir milletin maddî ve manevî topyekûn kuvvetidir. İşlevi Millî İrade’yi yerine getirmektir (1). Millî Egemenliği tam olarak bilen bir kişi, egemenlik denilen milletinbu gücünü iliklerinde duyar. Bu cümlede geçen “iliklerinde duymak” durumu nedir, nasıl bir şeydir?

Türkçe Sözlük’teiliğine işlemek, iliklerinde duymak (hissetmek) deyimleri var. Şu anlamlara geliyor: Bütün varlığını kaplamak, çok etkilenmek; benliğinde iyice duymak. Bana göre, “Millî Egemenliği tam olarak öğrenip anlamış olmak” demek “Millî Egemenliğin bilincine tam olarak ulaşmış olmak” demektir. Egemenliği iliklerine duymak, hissetmek de aynı anlama gelir.

Millî Egemenliği iliklerinde hisseden kimse; egemenliği bütün yönleriyle, bütün kapsamıyla öğrenmiş, duygu haline ve eyleme hazır hale getirmiş demektir. Onun tüm yapıcı ögelerini, etkilerini, sonuçlarını, faydalarını, diğer olgularla bağlantılarını eksiksiz olarak biliyor demektir. Edindiği bu çok yönlü ve geniş bilgi, Millî Egemenliği sahiplenmesi yönünde kişiyi ikna etmiştir. Eriştiği bu üstün durum; kişinin, bilgi edinmiş olmanın ötesine geçtiği, bilinçlenmişlik düzeyine yükselmiş bulunduğu anlamına gelir. Artık Millî Egemenlik bilgisini işler, geliştirir, çevresine ve topluma yayar. Onunla duygulanır, onunla iş yapar.

Böyle bir durumda birey; iç ve dış düşmana karşı kendini zayıf değil, kuvvetli hisseder, özgüveni yüksek olur. Yalnız olmadığını görür, kendini güvende hisseder. Bununla beraber ‘tek’ kişi olarak kendini yine de zayıf hissediyorsa, çare birlik aramaktır, yurttaşlarıyla bir araya gelmek, örgütlenmektir. Bu durumlarda, yani diğer kişilerle dernek, toplantı, miting gibi yollardan bir araya geldikçe, büyük ulusal gücü daha yakından ve daha yoğun şekilde hisseder.

Egemenliği iliklerinde duyan kişi, aynı zamanda milletin bir parçası olduğunu tam olarak anlar. Kendini sade bir birey olarak değil, hatta milletin neredeyse kendisi olarak görür, o bilinçle davranır. Bu bilinç sayesindedir ki, zayıf olmadığına, güçlü olduğuna iman eder.

Böyle bir bilince erişmiş olan bütün bir halk düşünelim. Halkı oluşturan bireyler; ülkede biricik egemenin, biricik karar verici ve eylem koyucunun kendileri olduğuna inanmıştır. Kendi hukukları, varlık ve gelecekleriyle yakından ilgilidirler. Örneğin seçimlerde oylarını son derece bilinçli olarak kullanırlar. Ülkede olup bitenleri yakından takip eder, değerlendirirler.

* * *

Birey kendisinin, Millî Egemenliğin bir oluşturucu elemanı olduğunu bilerek, ona sahip çıkar. Millî Egemenlik ile kişisel varlığı ve gönenci arasındaki bağlantıyı görmüş, bunun önemini idrak etmiştir. Millî İrade’nin (dolayısıyla kendi ihtiyaçlarının) Millî Egemenliğin fiilen gerçekleşmesi sayesinde yerine geldiğini anlamıştır. Ülkesinin ve milletinin, yakın çevresinin çıkarılar hakkında da aynı ilişkinin varlığına inanmıştır.

Millî Egemenliği iliklerinde duyan bir yurttaş, bu egemenliğin daha da güçlenmesi yönünde elinden geleni yapar. Örneğin, egemenliğin kaynaklarına, kişisel durumuna göre birine veya diğerine yaptığı katkıyı artırır. Yurttaşların, egemenliği algılama derecesini yükseltmeye gayret eder. Öyle ki her yurttaş onu sanki yaşamalı, hava gibi solumalı, onsuz var olamayacağını idrak etmiş olmalıdır.

Sonuç olarak ‘egemenliği iliklerinde hissetmek nedir’ sorusunun kısa yanıtı şudur:Egemenliği iliklerinde hissetmek, Millî Egemenlikle ilgili bilinçlenmenin doruk noktasıdır. Millî Egemenlik hakkında edinilen bilgiyi, bu bilgiye olan bağlılığı somutlaştırmak, iş ve eylem haline getirmektir.

Prof.Dr. Cihan DURA

_________________________.

(1) Geniş bilgi için bakınız: Cihan Dura, Atatürkçülük Dersleri, Atayurt Yayınevi, Ank., 2022.