Sağ-Sol Çatışmasından Ders Alındı mı?

0
565

Büyük Orta Doğu Projesi(BOP), ABD tarafından açıklanarak uygulamaya sokuldu. Bu projeye göre, 22 ülkenin sınırları ve yönetimleri değişecek. İşin ilginç tarafı bu 22 ülke arasında Türkiye’de var. Yapılan bu açıklamadan hemen sonra dünyanın birçok yerinde iç savaşlar ve savaşlar çıkması tesadüf değil. Bu savaşların bir kısmı hemen burnumuzun dibinde, sınırlarımızda oluyor. Bir kısmı ise uzaklarda olduğundan çok farkında değiliz.

Türkiye, Atatürk’ün aramızdan ayrılmasından sonra yavaş yavaş, rotasından çıkartıldı. Atatürk’ten sonra yönetime gelenler, ülkeyi yönetmekte zorlanmaya başladılar. Özellikle 2. Dünya Savaşının başlaması ve Türkiye’nin tarafsız kalma mücadelesi, savaş bittikten sonra taraf tutmayla sonuçlandı. Türkiye 2.Dünya Savaşının sonunda Japonya ve Almanya’ya  sözde savaş ilan etmek zorunda kaldı. Bu fiili bir savaş değildi ama İngiltere ve ABD tarafında olduğumuzu tüm dünyaya ilan etmiş olduk.

Aslında bu durum kendi isteğimizle olmadı. Batılı büyük güçlerin dayatmasıyla oldu. Türkiye, bağımsızlığını adım adım yitirmeye başladı. Bunu başka adımlarımız da izledi ve NATO’ya üye olduk. NATO’ya girişimizle birlikte büyük güçlerin oyun alanına da girmiş olduk.

NATO’ya girişimizle birlikte, Batı ülkeleri, Türkiye’nin içişlerine müdahale etmeye başladı.  NATO ülkeleri saldırgan bir politika izliyor ve tüm üyelerini de buna destek olmaya zorluyordu. Olmayan, direnç gösteren ülkelere müdahale ediliyor, iç savaşlar çıkartılıyordu. Emperyalizmin saldırgan tavrı özellikle Vietnam Savaşı, dünya gençliğinde, emperyalizme karşı bir başkaldırı başlattı. 68 Kuşağı denen gençlik hareketi, tüm dünyada ülke yönetimlerini sallamaya başladı.

Emperyalist ülkeler, 68 kuşağının bu hareketini durdurmak için çok ağır yöntemler uygulamaya koydu. Bunlardan en önemlisi sağ-sol çatışması olarak karşımıza çıktı ki bu durum ülkemizde kardeş kavgası ile sonuçlandı.

Sağ-Sol çatışması özellikle Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde iyi organize edildi. Dış istihbarat güçleri bu konuda çok iyi çalıştı ve vatansever gençleri birbirine kırdırttı.

68 Kuşağının gençleri, tam bağımsızlık diye yollara düşmüştü. Amerikan emperyalizmine karşı direniyorlardı. Dolmabahçe’de karaya ayak basan ABD askerlerini denize atıyorlardı. Amerikan askerlerini, Amerikan Gemilerini, Amerikan silahlarını Türkiye’de istemiyorlardı. Bunun için eylemler yapıyorlardı.

ABD’ye karşı çıkan gençlerin üzerine milliyetçi, ülkücü, vatansever gençler gönderildi. Oysa bu gençler vatanı ve milleti için yaptığını sanıyordu.

70’li yıllar bu gençlerin birbirini öldürmesiyle geçti. Sağcı ve solcu vatanseverler, birbirine düşürüldü. Uğur Mumcu bir konuşmasında, bulduğu belgeyi açıklamıştı. Aynı silahla hem sağcı hem de solcu öldürülüyor diyordu. Daha sonra Uğur Mumcu’yu da ortadan kaldırdılar.

Türkiye bir iç savaşa sürüklendi ama ölende, öldürende vatan sevgisi için yaptığını sanıyordu. Oysa dış güçler bu gençleri tuzağa düşürmüş, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Devleti yöneticileri de bu dış güçlere aracılık yapıyordu.

Söz konusu sokak çatışmalarında ölü sayısı 1978 yılında bini, 1979 yılında 1500’ü buldu. 1980 yılının ilk 8 ayında ölü sayısı 1900’ü geçti. 1974-1980 yılları arasında toplam 5388 kişi öldü. Ölenlerin 2109’u sol, 1286’sı sağ görüşlüyken 1611 kişinin de eğilimleri saptanamadı. Yine 1974-1980 yılları arasında 281 de güvenlik görevlisi öldü.

Dış istihbarat güçleri, vatansever gençleri birbirine yok ettirirken 12 Eylül darbesi ile kalanları da yok ettiler. Türkiye’de bir on yıllık kuşak yok edildi. Üstelik bu gençler idealisti, aydındı, vatanseverdi. Hepsi eğitimliydi. Ama gençlikleri, idealistlikleri kullanılarak yok edildi. Kalanlar da küstürüldü.

Önümüzde seçimler var ve emperyalizm uyumaz. Siyasi partilerimiz oy derdindeyken, bu seçimleri kullanabilir. Daha önce yaptıkları gibi kardeşi kardeşe düşman edebilir. Kardeşi kardeşe kırdırabilir. Türk Devletlerini yabancı hiç bir güç yıkamaz. Bir Türk Devletini ancak Türkler yıkabilir. Türkler olarak devlet kurmada ve yıkmada üzerimize yoktur.

Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkalım ve daha önce yaşadıklarımızdan ders alalım. Tarih, aptallar için tekerrür eder, bunu asla unutmayalım.

Bünyamin AKA