Adana’nın genç avukatlarından Erdem Aktürk, hayatını kaybetti. Adana Barosuna kayıtlı Av.Erdem Aktürk, 10.Kattaki evinin penceresinden aşağı düştü.
Yaşanan bu feci kaza, Adana ve Tufanbeyli İlçesindeki vatandaşları yasa boğdu.
Babası Emekli Öğretmen Mustafa Aktürk; “Oğlum Erdem, yoğun iş temposundan dolayı bir süredir uykusuzluk ve baş ağrısı çekiyordu. Bunun için doktora gittik. Birçok yerde test ve filimler çekildi. Sağlık sorunu çıkmadı. Psikiyatriye gidin dediler. Gittik orada da bir şey çıkmadı ama rahat uyuyabilmesi için ilaç verdiler. Erdem, yoğun iş temposunu yine bırakmadı ve çalışmaya devam etti. Sabah saat 05.30 gibi lavaboya girdi ve odasına yöneldi. Bu arada çok büyük bir gürültü geldi. Odasına baktım yatağı boştu. Sonrasını hatırlamıyorum. Şoka girmişim. Polisler ve komşular geldi o zaman kendime geldim.Yapılan incelemelerden sonra düşmüş olduğunu söylediler.” Dedi.
Baba Mustafa Aktürk, “Oğlum çok çalışkandı. Bürosu kiralıktı. Satın almak için yer bakıyordu. Bir sürü hayali vardı. Şimdi hepsi yok oldu.” Diyerek gözyaşlarını tutamadı.
Gürültü nedeniyle aşağıya bakan apartman sakinleri, yerde yatan birinin olduğunu fark ederek, polise ve sağlık ekibine haber veriyorlar. Olay yerine gelen ekipler, Av. Erdem Aktürk’ün daha düşer düşmez yaşamını yitirmiş olduğunu söylüyor.
Olay yeri inceleme ekibi ve bilirkişiler, olay sabahı Av.Erdem Aktürk, saat 05,30 gibi kalkıyor. Lavaboya gidiyor. Yatağına dönüyor ama uyku halli de olunca dengesini kaybediyor ve yatağının yanındaki açık olan pencereden aşağıya düşüyor. Düşüş açısı, yatağın ve pencerenin konumunun bu kazaya yol açtığını söylediler.
Bu arada ilginç bir de trajedi yaşanıyor. Güvenlik görevlileri, olay yeri inceleme ekibini çağırıyor. Olay yerine gelen ekip içerisinde bulunan Hacı Ali Aktürk, yerde yatanın amcaoğlu olduğunu görünce şoka giriyor. Görkü tanıkları yaşanan bu acının tarif edilemez olduğunu söylüyorlar.
Av.Erdem Aktürk, 32 yaşında ve bekardı.
Av. Erdem Aktürk’ün kuzeni, Deniz Aktürk’ün yazmış olduğu iki dörtlüğü burada paylaşıyorum.
Hele gardaş gördünmü sağdıçların kapıda sıra sıra düzüldük.
Davulumuz zurnamız yok boynumuz bükük üzüldük.
Çaresizce sırtlandık seni omuzumuza gelin götürdük.
Hepimizin gönlü kırgın hüzünlü bölük pörçük.
Rabbim seni bizden alanda.
Rahmet eyleye gittiğin o cihanda.
Gayrı Seni bizden sorup ananda.
Ederiz ardından hayır dua…
Haber: a.gözcü

























