Dünya tarihinde çok önemli olaylar vardır. Ama bazı olaylar var ki tarihin akışını değiştirmiştir. Şimdi hepsini burada anlatmak çok uzun ve sıkıcı olabilir. Sadece önemli birkaç olaydan örnekler vermek istiyorum.
Her olayın elbette bir hikayesi vardır. Ama bazı olaylar var ki tarihin akışını değiştirmiştir. Malazgirt savaşı, Türklerin Anadolu’ya kesin olarak yerleşmesini ve Doğu Roma İmparatorluğunun yıkılış sürecini başlattı.
İstanbul başka padişahlar tarafından da kuşatılmıştı ama başarılı olunamadı. Fatih Sultan Mehmet, o günkü teknolojiyi kullanarak İstanbul surlarını yıkacak toplar yaptırdı. O toplar sayesinde yıkılmaz denen surlar yıkıldı. O günün en ileri teknolojisini kullanarak İstanbul surlarını yıkacak topları yaptıran Osmanlı Devleti, daha sonra bilime, teknolojiye kendisini kapatarak sonunu da hazırlamış oldu.
İstanbul’un Türkler tarafından alınması, Avrupa’da Rönesans ve reform hareketlerinin başlamasına ve Avrupa’nın Ortaçağ karanlığından çıkarak bugünkü konumuna gelmesine yol açtı.
Dünyanın yuvarlak olduğunun bilinmesi, Ümit Burnunun keşfine ve bu keşif emperyalizmin doğmasına yol açtı. Hindistan, Amerika kıtası, Avustralya, Yenizelanda ve Afrika Kıtalarını sömürmek için yarış başladı.
Viyana bozgunu, Osmanlı Ordusunun da yenilebileceğini gösterdi. Bu bozgun, Osmanlı Devleti’nin yavaş yavaş Avrupa topraklarından atılmasına yol açtı.
1717’de maden ocağında biriken suyu çekmek için icat edilen ve buhar gücüyle çalışan makine, İngiltere’de sanayi devrimini başlattı. Sanayi devrimi ile oluşan burjuva sınıfı asillere ve kiliselere savaş açtı. Bu savaş 1789 Fransız Devrimi ile taçlandı ve ortaya işçi sınıfı çıktı.
Sırp bir prensin öldürülmesi sonucu 1.Dünya savaşı çıktı. Bu savaşın sonucunda Osmanlı İmparatorluğu toprakları işgal edildi. Yenilgiyi kabullenmeyen Türkler, vermiş oldukları Kurtuluş Savaşı ile Türkiye Cumhuriyetini kurdular. Yine bu savaşın sonunda Rusya’da Çarlık rejimi yıkıldı. Rusya, dünyada yeni bir yönetim şeklini benimseyen ilk ülke oldu.
Dünya tarihinde birçok savaş olmuştur. Birçok ülkenin İtilaf yada İttifak diye kamplar oluşturdukları bu savaşa, Birinci Dünya Savaşı denmiştir. Milyonlarca insan ölmüş, milyonlarca insan sakat kalmıştır.
19 Mayıs 1919 yılı da bir kırılma ve aynı zamanda bir başlangıçtır. Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 günü, Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcıdır. Mustafa Kemal Atatürk’e doğum gününü sorduklarında, 19 Mayıs demesi bu nedenledir. Mustafa Kemal, o gün Samsun’a ayak basmasaydı bugün bunları hiç konuşmuyor, yazmıyor ve en kötüsü de bilmiyor olacaktık.
Birinci Dünya Savaşının sonunda, Osmanlı Devleti yenildi. Toprakları işgal edildi. Halk bıkkın, yoksul ve umutsuzdu. Yeni bir devlet kurulabileceğine o şartlarda Mustafa Kemal’den başka kimse inanmıyordu. Mustafa Kemal daha Bandırma Vapuru ile Samsun’a doğru yol alırken Yunan Ordusu, İzmir ve çevresini işgal etmişti.
Çok verimli olan Anadolu toprakları, düşman çizmeleri altında çoraklaşmış ve bu düşmanlar umutsuzluk tohumları ekiyor, bu verimli topraklarda artık umutsuzluk fışkırıyordu.
Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkması, umutsuzlara umut oldu. İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli o gün atılan umut tohumları ile gerçekleşti.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsuna çıkması, sıradan bir yolculuk değildi. Sıradan bir ziyaret hiç değildir. Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kararıdır. Atatürk; “Bende bu vekayiin ilk hiss-i teşebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuştur” diyerek Adana’da, düşman zırhlılarının arasından geçerken “Geldikleri gibi giderler” diyerek İstanbul’da, “Ordu yok! dediler; “Kurulur” , “Para yok! Dediler” “Bulunur” , “Düşman çok! Dediler; “Yenilir!” diyerek daha Samsun’a çıkmadan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması için karar vermişti. Samsun’a ayak basması verilmiş bir kararı, uygulamaya geçmesidir.
Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıkmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmayacaktı.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu olsun.
Bünyamin AKA

























