8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun

0
897

Kadınlar, anamız, bacımız, teyzemiz, halamız ve yarimizdir. En önemlisi insanlığın toprağı, fabrikasıdır. Üretim toprakla başlar, bilim ve teknoloji ile ilerler. Kadınlar, üretimin temeli, gelişmişliğin aynasıdır. Karınlarında geleceği, omuzlarında dünyayı taşırlar. Kadınlar, geçmişle geleceğin köprüsü, evrimin düzenleyicisidir. Kadınlar, duygularını ve beyinlerini aynı anda çalıştırabilen özel yetenekli varlıklarıdır.

Buna rağmen kadınlar dövülür, taşlanır, yakılır, öldürülür. 8 Mart Dünya emekçi kadınlar gününün ortaya çıkış nedeni, fabrika işçisi kadınların yakılmasıdır. İnsanlığın öldüğü bu felaket, 8 Mart 1857 yılında, sözde demokrasinin beşiği sayılan ABD’nin NewYork kentinde yaşanmıştır. Bir dokuma fabrikasında, ağır koşullarda çalışan kadın işçiler, bu durumun düzeltilmesi için baş kaldırır. Binlerce kadın işçi greve gider. ABD hükümeti bu grevin yayılmasından korkar. Polis çok sert müdahale eder. Kadın işçileri fabrikaya kilitlerler. Her zamanki gibi görünmez bir el fabrikayı ateşe verir. O gün 129 kadın diri diri yakılır.

1910’un Ağustos ayında ise, Danimarka’nın Kopenhag kentinde II. Enternasyonal’e ait kadınlar toplantısında Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderleri arasında yer alan Clara Zetkin ortaya bir fikir koyar. 8 Mart 1857 yılında fabrikada hayatını kaybetmiş olan kadınların anısı hep yaşayacak ve bundan böyle her yıl 8 Mart’ta Internationaler Frauentag yani Dünya Kadınlar Günü kutlanacaktır.

Bu fikir diğer katılımcı başka ülke delegeleri tarafından da kabul edildi. 19 Mart 1911 yılında Danimarka, Avusturya, Almanya ve İsviçre bu özel günü anmaya başladı. 1921 yılında Moskova’a gerçekleşen III. Enternasyonal Kadınlar Konferansı sırasında bu özel günün adı Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak değiştirildi.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sırasında bazı ülkeler, bu günün kutlanmasını yasakladılar. Yasaklara karşı çıkan kadılar, bu günü anmak için yoğun mücadeleler verdi. Özellikle 1960’lı yıllarda ABD’de, yakılan kadınların anısını yaşatmak için gösteriler yaygınlaşmaya başladı. Bu durum diğer Batı ülkelerine de yansıdı. Gösteriler dalga dalga yayılıyordu.16 Aralık 1977 yılında Birleşmiş Milletler, 8 Mart tarihini, Dünya Kadınlar Günü olarak onayladı.

Türkiye’de, Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında anıldı. 12 Eylül darbesi, kadınlar gününü yasaklamıştı, 1984 yılından sonra yoğun uğraşlar sonucu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ülkemizde de yasallaştı.

Bir milletin yada devletin gelişmişlik derecesi kadına verdiği önemle ortaya çıkar.  Dünya devletlerini incelediğimiz zaman hangilerinde kadına değer veriliyor, hangilerinde verilmiyor net olarak gözükmektedir.  Dünya tarihinde de böyledir. Kadına değer veren toplumlar uygarlıklar yaratırken, kadını dışlayan toplumlar tarihin tozlu sayfalarında yerlerini almışlardır.

Türk kültüründe kadının çok önemli bir yeri vardır. Türklerde kadın, ata binen, ok atan, kılıç kuşanan ve bu arada çocuk doğuran ve yetiştiren önemli varlıklardır. Çocuk yetiştirmeyi sıradan bir işmiş gibi düşünürsek yanlış yaparız. En büyük değerimiz, kıymetlimiz çocuklarımız değil mi? İşte onları kadınlarımıza teslim ederiz. Onlar korur, kollar ve iyi yetişmesi için bütün fedakarlığı yapar.

Bünyamin AKA